[Reklamı Kapat]
FORUMiLK  
Geri git   FORUMiLK > İnsana Dair > Sağlık

Cevapla
 
Seçenekler
  #211  
Alt 18.11.2007, 14:44
SєαŃPαúĹ SєαŃPαúĹ isimli Üye şimdilik offline konumundadır
 
Standart

Amerikan Klinik Onkoloji Birliği'nin (ASCO) New Orleans'ta gerçekleştirilen yıllık kongresinde MA-17 Uluslararası Koruyucu Meme Kanseri Çalışması'nın final sonuçları açıklandı. Meme kanseri hormonal tedavisinde standart olarak tanımlanan Tamoksifen'in 5 yıllık kullanımından sonra Letrozol tedavisinin; menopoz sonrası erken evre meme kanseri nüksünü yüzde 40, lenf bezlerine sıçrayan vakalarda (metastaz) ise ölüm oranını yüzde 39 oranında azalttığı ortaya çıktı. Letrozol kullanan hastaların ölüm oranının da yüzde 18 azaldığı belirlendi.

Meme kanserinin hormonal tedavisinde, 30 yıldır standart olarak kabul edilen Tamoksifen'in, 5 yıllık kullanımından sonra denenen Letrozol tedavisinin, hastalığın tekrarlama oranını yüzde 40, metastazları da yüzde 39 oranında azalttığı kanıtlandı.

Amerikan Klinik Onkoloji Birliği (ASCO)'nin New Orleans'taki yıllık kongresinde MA-17 Uluslararası Koruyucu Meme Kanseri Çalışması'nın final sonuçlarını açıklayan Toronto Prenses Margareth Hastanesi Meme Kanseri Önleme ve Araştırma Direktörü Paul Goss, "Letrozol ile tedavi, meme kanserinin nüksünü ve yeni bir meme kanserinin oluşumunu fark edilir oranda düşürmüştür. En önemlisi, Letrozol ile tedavi çoğunlukla ölümcül olan metastazları da azaltmıştır. Ayrıca standart tedaviye oranla yaşam süresini de önemli ölçüde uzatmıştır" dedi
__________________
Alıntı ile Cevapla
  #212  
Alt 18.11.2007, 14:44
SєαŃPαúĹ SєαŃPαúĹ isimli Üye şimdilik offline konumundadır
 
Standart

Bilim adamları turpgilller familyasından olan sebzelerin özellikle bağırsak kanserine karşı koruyucu etkisi oluduğunu belirtiyor.


İngiltere Gıda Araştırmaları Enstitüsü Başkanı İan Johnson, lahana, karnabahar, brokoli ve brüksel lahanası gibi sebzelerin bağırsak kanserine karşı koruyucu etkisinin yanında, kanser hücrelerini kanser ilaçlarıyla aynı etkiyi göstererek yok ettiğini belirtti. Johnson, bu sebzelerden haftada iki ya da üç porsiyon yemenin bağırsak kanserine karşı koruma sağlayacağını söyledi. İan Johnson ayrıca turpgillerin bir bileşeni olan 'sinigrin' maddesinin vücutta çözülmesinin kanser hücrelerini öldürdüğünü belirterek, bu çözülmeden kaynaklanan ve AITC adı verilen aktif kimyasal etmenin sebzeler doğrandığında, çiğnendiğinde ve sindirildiğinde ortaya çıktığını söyledi. Turpgillerin özellikle akciğer ve prostat kanserlerine karşı koruma sağladığı ifade ediliyor
__________________
Alıntı ile Cevapla
  #213  
Alt 18.11.2007, 14:44
SєαŃPαúĹ SєαŃPαúĹ isimli Üye şimdilik offline konumundadır
 
Standart

ABD'de yapılan bir araştırmada, meyan kökünden elde edilen ve 'carbenoxolon' olarak bilinen bir bileşimin, beyinde yaşlanmaya bağlı akıl faaliyetlerinin azalmasına neden olan enzimlerin oluşmasını engellediği belirlendi.


Ulusal Bilimler Akademisi Raporları'nda da yayınlanan araştırmaya göre, bu bileşimi günlük olarak alan sağlıklı yaşlılarda sözel akıcılığın arttığı, diyabetli yaşlıların da sözel hafızalarında canlanma olduğu belirlendi. Araştırma kapsamında, 55-75 yaşlarında 10 sağlıklı erkek ile diyabetli 12 yaşlıya rasgele seçen doktorlar, hastalara günde 100 mg carbenoxolon veya plasebo verdiler. 4 hafta sonra sağlıklı erkeklerden bu bileşimi alanların 'sözel akıcılık' testlerinde daha iyi performans sergiledikleri tespit edildi.


Ayrıca diyabetli yaşlılardan 6 hafta süreyle bu bileşimi alanlarda da sözel hafıza yeteneğinde artış görüldügü belirlendi. Grip, nezle ve balgam söktürdüğü ve yüksek tansiyonu düşürdüğü bilinen meyan kökü, ABD'de 'licorice' adıyla sık tüketilen bir şekerleme türü olarak da kullanılıyor.Türkiye'nin ihraç maddelerinden meyankökü son yıllarda ilaçtan çok tütün, şekerleme ve meşrubat sanayiinden kullanılmaya başlandı
__________________
Alıntı ile Cevapla
  #214  
Alt 18.11.2007, 14:45
SєαŃPαúĹ SєαŃPαúĹ isimli Üye şimdilik offline konumundadır
 
Standart

Bilim adamları, evrak yığılı ve dağınık masaların, çalışanları hasta ettiğini keşfetti.


Bilgisayar monitörleri üreten NEC-Mitsubishi adlı grup tarafından yaptırılan araştırma sonuçlarının, yeni bir rahatsızlığın varlığına işaret ettiği ve milyonlarca çalışanın bu durumdan etkilendiğini ortaya koyduğu kaydedildi. Ofis çalışanlarında görülen bu rahatsızlığı, dağınık masa sendromu olarak adlandıran bilim adamları, uzun çalışma saatleri, karmaşık masa düzeni ve işlerin kötü gitmesinin çok sayıda kişinin ruhunda derin yaralar açtığını ifade etti.


Araştırma, düzenli tatiller ve kişinin masa düzenini kendine göre ayarlamasının, hastalığın ortaya çıkması ihtimalini azaltabileceğini de ortaya koydu. 2 bin kişinin katıldığı ankette katılımcıların yüzde 67'si, iki yıl öncesine göre daha çok masabaşında olduklarını söyledi. Bu kişilerin yüzde 40'ı da günlerini geçirdikleri masanın dağınıklığından şikayetçi oldu. Ankete katılanların yüzde 35'i sırt ve boyun ağrılarından şikayet ederken, bunu da masalarında rahatsız pozisyonda oturmalarına bağladı. NEC-Mitsubishi, Open Ergonomics adlı bir başka firmayla iş birliği yaparak, bu sendroma yakalananlara yönelik bir rehber hazırladı. Dağınık masa sendromuna karşı öneriler ise şu şekilde sıralandı:


"- Masanıza özel bir eşya yerleştirin.
- Stresi azaltmak için masa düzenine daha çok dikkat edin.
- Sırt ağrılarına karşı sürekli dik oturmaya özen gösterin.
- Masa başında beş dakikanızı esneme hareketlerine ayırın.
- Konsantrasyonu ve genel sağlık durumunu iyileştirmek ve iş arkadaşlarınızla iletişiminizi güçlendirmek için düzenli aralıklarla masadan uzaklaşın.
- Masanızda, iş dışındaki hayatınızı hatırlatacak nitelikte size özgü bir nesne bulunsun.
- Masa başında çalışırken enerjinizin düşmemesi için bol su için ve ortamın fazla ısıtılmamasına dikkat edin
__________________
Alıntı ile Cevapla
  #215  
Alt 18.11.2007, 14:45
SєαŃPαúĹ SєαŃPαúĹ isimli Üye şimdilik offline konumundadır
 
Standart

ABD'li uzmanlar, aşırı sıcak ve yeterli sıvı alınmamasının böbreklerde önemli deformasyonlara ve böbrek taşlarına neden olduğu konusunda uyarda bulunuyorlar.


Amerikan Ürolojik Hastalıklar Vakfı tarafından yayımlanan rapora göre, yaz aylarında vücutta gerçekleşen aşırı su kaybı ve yeterli miktarda sıvı alınmaması böbreklerde taş yapıyor. Böbreklerin, vücuttaki maddeleri yeterli sıvı olmamasında dolayı süzememesi ve idrar yollarından dışarı atılamaması ile oluşan sert ve kristal kümeler olan böbrek taşları, vücuttan atılması sırasında da kişiye büyük acı verirken, böbreklerde de ciddi deformasyonlara yol açabiliyor. Araştırmalar, dünya çapında her yıl milyonlarca kişi için büyük sorun olan böbrek taşlarının yoğunlukla yaz aylarında oluştuğunu ortaya koydu. Böbrek taşı riski taşıyanların ise özellikle yaz aylarında sürekli dışarıda çalışan ve yeterli miktarda sıvı tüketmeyen kişiler olduğu saptandı. Uzmanlar, bir kere yakalanınca ömür boyu nükseden bu rahatsızlığın önüne geçmek için kişilerin özellikle yaz aylarında her gün yemek öğünleri ve öğün araları da dahil en az 10 bardak sıvı içmelerini ve bu sıvıların en az yüzde 50'sinin su olarak tercih edilmesi konusunda tavsiyede bulunuyorlar.
__________________
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks

Seçenekler

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Kapalı



Valid XHTML 1.0 TransitionalValid CSS!
Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 04:02 .


Powered by vBulletin Version 3.8.1
Copyright ©2000 - 2010, Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.2.0