![]() |
|
|
|
#1 |
|
╚> cezalı üye
Üyelik tarihi: 19.05.2007
Nerden: Muğla-Milas
Mesajlar: 1.979
Tecrübe Puanı: 0
![]() |
Ayna, insanin kendisini görmesi için kullandigi cam veya maden levhadir. Mercek ise içinden geçen paralel isinlari birbirine yaklastiran ya da uzaklastiran saydam bir cisimdir. Insan gözünün görmesini göz mercegi saglar. Görme bozuklugunu gidermek için merceklerden olusan gözlük takilir. Fotograf makinesi ve büyüteç de, mercekle çalisan araçlardir. Mikrokskop, teleskop ve diger birçok ölçme araçlarinda mercekler ve aynalar bulunmaktadir.
Bir aynanin önünde durup bakarsaniz, yüzünüzü görebilirsiniz. Aynanin durumunu degistirince, baska cisimleri de görebilirsiniz. Aynada, önündeki cismin bir görüntüsü olusur. Mercek ve aynalar, görüntü eldesi için kullanilirlar. Normal bir düz aynada, öndeki cismin görüntüsü, cisimle ayni büyüklükte ve dogrultudadir; fakat sagi ve solu yer degistirmistir. Sol el, görüntünün sag tarafinda görünür. Aynalar ve merceklerle daha büyük yada daha küçük görüntüler de elde edilebilir. Mercek, bir ya da iki yüzü çukur veya tümsek olan, cam veya plastikten yapilmis bir araçtir. Saydamdir, yani isigi geçirir. Fakat içinden geçen isigin gidisini saptirir. Bu sapmaya isigin kirilmasi denir. Ayna ise isigin geçemedigi, parlak bir cisimdir. Yüzleri düz veya egri olabilir. Camin bir tarafini gümüs veya baska metalle kaplayarak yapilir. Ayna, üzerine gelen isigi, geldigi tarafa geri gönderir. Bu olaya da isigin yansimasi denir. Mercekler ve aynalarla ilgili çalismalara geometrik optik denir. Optik, isik bilgisi demektir. Geometri ise, sekiller ve dogrultulari inceleyen bilimdir.farkli sekilli mercekler ve aynalar, isigin gidisini çesitli sekillerde degistirirler. Bunlar geometrik optik kurallariyla belirlenmistir. Isik, bir enerji türüdür. Kitabin sayfasindan göze gelen isik, göze enerji tasimaktadir. Fakat ayna ve merceklerin çalismasini açiklamak için isigin ne oldugunu açiklamaya gerek yoktur. Isigin ne oldugu ögrenilmeden çok önce isigin hareket sekli incelenmis ve anlasilmisti. Isik, cam, su ve hava gibi maddelerden geçebilir. Bu maddelere ortam denir. Bosluk da bir ortamdir ve isik ondan da geçebilir. Isigin hareketi, isinlardan yola çikilarak daha kolay incelenebilir. Isik isini, isigin çok ince bir parçasidir. Bir ortamda yol alan bir isin dogrusal olarak gider. Fakat baska bir ortama geçince, dogrultusu degisir. Bir ayna veya mercege çarpinca da ayni sey olur. Bunlara gelirken ve çiktiktan sonra isik dogrusal yayilir. Fakat içinde, kirilmalar nedeniyle sapmalar olur. Düz bir çizgi çizin. Bunu bir aynanin düz yüzü varsayin. Sonra bu yüzeye gelen, dogrusal bir isin çizin. Bu isin, aynaya herhangi bir noktada çarpsin. Ayni noktaya gelen, fakat aynaya dik bir isin daha çizin. Buna dik çizgi veya normal denir. Önce çizilen herhangi isin, normalle bir açi yapar ve bu açiya gelme açisi adi verilir. Yansiyan isin da, normalle bir açi yapar. Buna yansima açisi denir. Yansima yasasina göre, gelme açisiyla yansima açisi birbirine esittir. Böylece, yansiyan isin, gelen isinin normalle yaptigi açinin aynini yapacak sekilde, normalin diger tarafina çizilebilir. Gelme açisi sifir derece ise, gelen isinla yansiyan isin üstüste çakisir. Gelme açisi doksan dereceye yakinsa, yansiyan isin da ayna yüzüne degerek gider. Bu olay, bir bilardo topunun masanin kenarina çarpip, ayni açiyla diger tarafa gitmesine benzer. Aynanin önüne bir cisim koydugumuzu düsünelim. Cismin her noktasindan geçerek gelen isinlar aynaya çarpar. Her isin, yansima kuralina uyar. Yansiyan isinlar, normalin diger tarafina dogru yol alirlar. Aynanin arkasindaki bir noktadan isinlar çikiyormus gibi görünür. Cisim oradaymis gibi olur. Bu sekilde, aynanin arkasinda olusan görüntüye gerçek olmayan görüntü denir. Düz aynada,cisimle görüntü ayni boydadir. Ayna arkasindaki görüntünün ve öndeki cismin, aynaya uzakliklari esittir. Bütün cisimler, üzerlerine gelen isigin bir kismini yansitirlar. Böyle olmasaydi, onlari göremezdik. Fakat neden her cisimde aynadaki gibi görüntüler görmeyiz? Ayna yüzeyinin özelligi nedir? Aynalarda görüntü olusmasinin nedeni arka yüzlerinin çok parlak olmasidir. Yüzey pürüzlü olursa, yansiyan isinlar birçok dogrultulara dagilir, bu yüzden bir görüntü olusamaz. Disbükey (konveks) aynadaki görüntü de, düz aynadakine benzer. Yüzeyi düz degildir ve disa dogru çikintilidir.bir topun yüzeyi veya fincanin dis tarafi da disbükeydir. Disbükey aynanin yüzeyi küreseldir ve kürenin bir kismi seklindedir. Büyük magazalardaki ve otomobillerdeki aynalar genellikle disbükeydir. Disbükey aynada cismin görüntüsü, cisimden daha küçüktür. Ayrica görüntünün biçimi de bozulmustur. Disbükey aynalarda yalniz görüntünün büyüklügü degismez. Görüntünün aynaya uzakligi, cismin aynaya uzakligindan daha azdir. Otomobillerdeki geriyi görme aynalarinda arkadan gelen otomobiller daha yakinda gibi görülür. Gerçek uzakliklarini anlamak için dönüp bakmak gerekir. Dissbükey aynanin küçük bir yüzeyini düzlem ayna gibi düsünebiliriz. Ayni sekilde, yeryüzündeki küçük bir yüzeyi de düz olarak görürüz. Böylece, her isin, düz yüzeyden yansiyor gibi düsünülebilir. Disbükey aynanin merkezinden ve tepesinden geçen normal dogruya aynanin ekseni denir. Eksen üzerindeki cisimlerin görüntüsü yine eksen üzerinde olusur. Çorba kasiginin arkasida disbükey aynadir. Kasigin iç çukur tarafi ise, içbükey (konkav) bir yüzeydir. Disbükey aynalar, küçük görüntü verdikleri halde, içbükey aynalardaki görüntü, cisim tarafindadir ve cisimden daha büyüktür. Tras aynalari iç bükey ayna seklindedir. Eglence parklarindaki güldüren aynalarin yüzeyleri dalgalidir. Bazi kisimlari disbükey, bazi kisimlari ise içbükey aynadir. Bu yüzden, bakinca, bazi kisimlarimizi büyük, bazilarini ise küçük görürüz. Cisim uzakta ise, içbükey aynalarda degisik bir görüntü olusur.bir tras aynasindan yeteri kadar uzakta durursaniz kendinizi daha küçük görürsünüz. Ayni zamanda görüntü bas asagidir ve aynanin arkasinda degil, önündedir. Bu çesit görüntüye gerçek görüntü denir. Görüntünün bulundugu yerden gerçek isinlar geçer. Içbükey aynalarin çok yakinindaki cisimlerin görüntüsü ise, disbükey aynalardaki gibi gerçek olmayan görüntüdür. Çok büyük astronomi teleskoplarinda yansitici (reflektör) denilen içbükey aynalar vardir. Kalifornia’daki Palomar dagindaki yansiticinin çapi 508 santimetredir. Yildizlarin görüntülerini elde etmekte kullanilir. Yildizlarin görüntülerinin resmi de çekilebilir. Aynalardan baska, merceklerle de görüntü elde edilebilir. Mercekler cam disklerden kesilir ve sonra yüzeyleri parlatilir. Isik, mercekten geçince, dogrultusu degisir. Bu olayi anlamak için, isigin su ve camda nasil yol aldigini bilmek gerekir. Bir ortamdan digerine geçerken isigin dogrultusu degisir. Buna kirilma denir. Hava ve cam gibi, farkli iki ortamin sinirini belirtmek amaciyla düz bir çizgi çizin. Sonra havadan bir isin geldigini gösterin. Cama çarptigi yerdeki yüzeyin normalini çizin. Isik, cam içinde yolunu degistirecek ve kirilmis isik olacaktir. Kirilmis isinin, normalle yaptigi açiya kirilma açisi adi verilir. Bu açi, normalin diger tarafindadir. Kirilma kuralina göre kirilma açisi, gelme açisindan daha küçüktür. Yani, isik, norrmale dogru yaklasir. Eger açi, yüzeye teget olarak gelirse, yani dik açili ise düz olarak yoluna devam devam eder. Simdi de camdan gelen herhangi bir isin çizin. Bu isin kirilacak ve havaya çikacaktir. Havadaki kirilma açisi, camdakinden farklidir. Kirilma kuralina göre, kirilma açisi, gelme açisindan daha büyüktür. Isik, normalden uzaklasir sekilde yol alir. Bu iki durum birbirinin benzeridir. Havadaki açi, camdaki açidan her zaman daha büyüktür. Cam, havadan daha yogun bir maddedir. Yogun olan ortamda, açi daha küçüktür. Bu durum diger ortamlar içinde böyledir. Isik, hava ile su arasinda kiriliyorsa, sudaki açi daha küçüktür, çünkü su, havadan daha yogundur. Isik, havadan, daha yogun bir ortama geçerse, o ortamin yogunluguna bagli olarak kirilir. Ortamin yogunlugu fazlaysa, kirilma açisi küçük olur; yani isik daha fazla bükülür. Bu bükülme miktari, kirilma indisi denilen bir sayiyla gösterilir. Yogunlugu fazla olan ortamin kirilma indisi de büyüktür. Aynalarda oldugu gibi, mercekler de isigin dogrultusunu degistirmek için kullanilir. Bir cisimden gelen isinlar, mercekten geçtikten sonra, baska bir noktada kesisirler ve sanki oradan çikiyor gibi olurlar. Yeni noktada bir görüntü olusur. Büyüteçler, iki tarafi da disbükey olan merceklerdir. Bunlari kullanarak, Günes isinlarini bir noktada toplayabilirsiniz. Böylece Günesin bir görüntüsünü elde edebilirsiniz. Ayni sekilde pencerenin görüntüsü de görülebilir. Bir büyüteçle, kolunuzu uzatip tutarak cisimlere bakin. Cisimlerden gelen isinlar, mercekle gözünüz arasinda bir bir yerde birlesir ve isik bu noktadan yeniden gözünüze gelir. Cisimlerin gerçek görüntülerini görürsünüz. Fakat bu görüntüler basasagi durumdadir. Küçük gök dürbünleri, normal dürbünler ve bir çok astronomi dürbününde, cisimlerin gerçek görüntülerini elde etmede disbükey mercekler kullanilir. Bunlara ince kenarli mercekler adi verilir. Cisimler ince kenarli mercege yaklastikça, görüntüleri, mercekten daha uzakta olusur. Fakat cisim, mercege çok yakinsa, gerçek bir görüntü olusmaz. Cisimle ayni tarafta, gerçek olmayan bir görüntü olusur. Küçük bir böcege, büyeteci yaklastirarak bakinca, böcegin gerçek olmayan bir görüntüsü görülür. Büyüteçteki mercegin iki yüzü de disbükey degildir. Biri disbükey digeri düzdür. Bu tip mercege düzlem-disbükey mercek denir. Bir yüzü disbükey digeri çukur da olabilir. Bunlar isinlarin daha az dagilmasini saglarlar. Ortasi, kenarlarindan daha ince olan mercekler, büyüteç olarak kullanilamaz. Cisimlerin görüntüleri gerçek degildir ve cisimden daha küçüktür. Bunlarla gerçek görüntü elde edilemez. Gözlüklerdeki mercekler daha çok bu türdendir. Bir cismin veya görüntüsünün fotografini çekebilirsiniz. Fotograf makinesinin mercegi iki tarafi disbükey ince kenarli mercektir. Film üzerinde gerçek görüntü olusturur. Insan gözündeki mercek de ince kenarlidir. Gözün agtabaka denilen arka kisminda, gerçek görüntü olusturur. Agtabakada renkli isiklar ve görüntüler elektrik sinyallerine dönüsür ve beyine gider. Yapay merceklerin sekli degisemedigi halde, göz mercegi, yüzeylerini degistirebilir. Egriligi çok fazlalasinca, yakindaki cisimleri görür. Egriligi az olunca, uzaktaki cisimleri görür. Fotagraf makinesinin merceginin belirli bir sekli vardir. Farkli uzakliktaki cisimlerin görüntüsünü, film üzerine düsürebilmek için, mercek hareket ettirilir. Merceklerin ve aynalarin da yapim kusurlari olabilir. Yüzeylerinin egriligi degiskense, bulanik görüntülerin olusmasina yol açarlar. Bir noktadan gelen isinlar, bir noktada birlesmez, farkli yerlerde birlesirler. Buna küresel sapma adi verilir. Bunu önlemek için, merceklerin yüzeyi tam küresel yapilmaz. Renk sapmasi nedeniyle de bulanik görüntü olusabilir. Çünkü mercegin yapildigi cam, farkli renkli isiklari, farkli miktarlarda kirar. Bu yüzden cisimlerin görüntüsü bulanik olur. Görüntü, renkli seritler biçiminde görülür. Bu sapma, birkaç mercegi bir arada kullanarak düzeltilebilir. Kullanilan camlarin kirilma indisleri farkli seçilir. Mercege gelen isinlarin hepsi diger tarafa geçmez. Bir kismi da geri yansir. Bu durum pencere caminda görülebilir. Bunlar, optik araçlarda istenmeyen yanlis görüntülere yol açabilir. Bu yansimayi azaltmak için mercekler, isigi geçiren, fakat yansitmayan özel bir kimyasal maddeyle kaplanir. Isik, yogun bir ortamdan, az yogun ortama geçerse, yüzeyin normalinden uzaklasarak kirilir. Bu kirilma o kadar fazla olabilir ki , kirilan isin, yüzeye teget olur. Bu durum kritik açi denilen belli bir gelis açisinda olur. Gelis açisi, kritik açidan daha büyükse, kirilma olmaz. Gelen bütün isik, yeniden çok yogun ortama yansir. Buna tam yansima adi verilir. Mercek: Optik görüntüler olusturmak için kullanilan, genellikle küresel yüzeylerle sinirli, camdan ya da isik kirici bir maddeden yapilmis hacim. Dalga ve titr: Sesötesi mercek, sesötesi titresimlerin hizinin, sesötesi inceleme ortamindakinden (su, insan vücudu) çok farkli oldugu bir gereç içinde (pleksiglas, kauçuk) gerçeklestirilen ve bu nedenle, sesötesi titresimler için optik merceklerin isiga gösterdigine benzer özellikler gösteren düzenek. (Sesötesi mercekler, akustik mikroskopta kullanilir.) Elektron: Elektron mercegi, kondansatörlerden (elektrostatik mercek), bobin ya da elekromiknatislardan (elektromanyetik mercek) olusan ve optik merceklerin isik demetlerini saptirdigi gibi, yüklü parçacik demetlerini de saptiran eksenel bakisimli düzenek. (Elektron akimlarini yakinsatmaya olanak veren elektron mercekleri birçok aygitta, özellikle elektron mikroskoplarinda kullanilir.) Mad: Kenarlara dogru incelen, nispeten az kalinlikta mineral yigini. Oftalmol: Yapay gözmercegi genellikle katarakt nedeniyle çikarilan gözmerceginin yerine takilan implant.(Afaki durumunda gözlükle yapilan düzeltmeye göre çok daha iyi oldugundan büyük bir gelisme göstermistir:görme alanini tam görür ve görüntülerin boyutlarini da büyütmez.) Opt: Basamakli mercek ya da Fresnel mercegi merkezi bir mercek ile kirici ya da yansitici çesitli halkalardan olusan ve kosut isikli genis bir demet elde etmek için deniz fenerlerinde kullanilan optik sistem. Radyotekn: Radyoelektriksel mercek, bir radyoelektrik dalgasinin yayilmasinda, faz gecikmeleri olusturmaya yarayan ve böylece yakinsama ya da iraksama etkileri yaratan düzenek; faz gecikmelerinin degeri gelme açisina ya da düzenekten geçen isinin konumuna baglidir. Ansikl. Opt: Bir mercek, genellikle küresel olan iki yüzeyle (diyoptrlar) sinirli, kirici ve saydam bir ortamdan olusur. Doguruculari kosut olan iki silindir yüzeyle sinirli mercekler de vardir. Mercek: Bir cisimden gelen isik isinlarini odaklayarak cismin optik görüntüsünü olusturmaya yarayan cam ya da bir baska saydam malzemeye denir. Fotograf makinesi, gözlük, mikroskop, teleskop gibi aygitlarda merceklerden yararlanilir. Isik, mercegin içinde hava da oldugundan daha yavas ilerler; bu nedenle de isik demeti hem mercege girerken hem de mercekten çikarken kirilir, yani aniden dogrultu degistirir; merceklerin isik isinlarini odaklama etkisi de bu olgudan kaynaklanir. Merceklerde, duyarli biçimde islenmis iki karsit yüzey vardir; bu yüzlerin her ikisi de küresel olabilecegi gibi, biri küresel öteki düzlemsel olabilir. Mercekler, yüzeylerinin biçimine göre, çift disbükey, düzlem disbükey, yakinsak aymercek, çift içbükey, düzlem içbükey ve iraksak aymercek olarak siniflandirilir. Mercegin egri yüzeyi, gelen isik demetindeki farkli isinlarin farkli açilarla kirilmasina neden olur ve bu da, isik demetindeki paralel isinlarin tek bir noktaya dogru yönelmesine (yakinsama) ya da bu noktadan öteye dogru yönelmesine (iraksama) yol açar. Bu noktaya mercegin odak noktasi ya da asal odagi denir. Bir cisimden yayilan ya da yansiyarak gelen isik isinlarinin kirilmasi, bu isinlarin farkli bir yerden geliyormus gibi algilanmasina yol açar ve nitekim bu farkli yerde de cismin optik bir görüntüsü olusur. Bu görüntü gerçek (fotografi çekilebilir ya da ekran yansitilabilir) olabilecegi gibi sanal da (mikroskopta oldugu gibi, ancak mercegin içinden bakilarak görülebilir) olabilir. Cismin optik görüntüsü cismin kendisinden daha büyük ya da daha küçük olabilir; bu durum, mercegin odak uzakligina ve cisim ile mercek arasindaki uzakliga baglidir. Duyarli ve net bir görüntü olusturabilmek için genellikle tek bir mercek yetmez; bu nedenle de örnegin teleskoplarda, mikroskoplarda ya da fotograf makinelerinde, degisik mercek kombinasyonlarindan yararlanilir. Bu tür mercek gruplarindaki merceklerden bazilari disbükey ve bazilari içbükey olabilecegi gibi bunlarin bazilari kirma ya da ayirma gücü yüksek ve bazilari da kirma ya da ayirma gücü düsük camdan yapilmis olabilir. Gruptaki mercekler, her birinin sapinci (aberasyon) istenen düzeyde olacak ve net bir görüntü elde edilebilecek biçimde, duyarlilikla saptanmis uzakliklarda yerlestirilir ya da üst üste yapistirilir. Mercekler yerlestirilirken yüzeylerinin egiklik merkezinin asal eksen ya da optik eksen denen düz bir hattin üzerinde bulunmasina özen gösterilir. Mercekler çok degisik çaplarda yapilabilir; örnegin mikroskoplarda 0,16 cm, teleskoplarda ise 100 cm’lik mercekler kullanilabilir. Daha büyük teleskoplarda mercek yerine içbükey aynalardan yararlanilir. Mercek Çesitleri: Yüzlerinin durumuna ve biçimine göre, üçü ince kenarli, üçü de kalin kenarli olmak üzere alti tür mercek ayirt edilir. Yüzlerin C1 ve C2 egrilik merkezlerinden geçen dogruya mercegin ana ekseni adi verilir ( yüzlerden biri düzlemse, merkezlerden biri sonsuza gider). S1 S2 uzunlugu mercegin kalinligidir. Kalinlik, yüzlerin egrilik yari çapi karsisinda önemsiz kaliyorsa, mercek ince, karsit bir durum söz konusu oldugunda da kalindir. Ince kenarlarin bazi özellikleri, incelenmesi daha güç olan kalin merceklere de yayginlastirilabilir. Ince mercekler: Ince mercekler durumunda S1 ve S2 noktalarinin, ana eksen üzerinde bulunan ve mercegin optik merkezi adi verilen bir O noktasinda birbiriyle karsilastiklari kabul edilir. Ince mercekler ince kenarli ya da kalin kenarli olabilirler. Ince kenarlilar yakinsak merceklerdir: Ana eksene paralel olan her isin demeti bir F noktasinda yakinsayarak görünür hale geçer. Kalin kenarlilar söz konusu oldugundaysa mercek iraksaktir. Bu sonuçlar kirilma yasalarindan kaynaklanir. Bir mercegin, bir cismin tam belirgin (net) bir görüntüsünü vermesi için, cismin her noktasina görüntünün bir noktasi denk düsmelidir: Bu durumda sisteme stigmatik adi verilir. Bunu gerçeklestirmek çok güç, hatta büyük boyutlu cisimler söz konusu oldugunda olanaksizdir. Bununla birlikte, görüntüyü olusturmak üzere kullanilan isinlarin ana eksen ile yaptiklari egim az oldugu ve mercekten optik merkeze yakin geçtikleri zaman (Gauss kosullari) yeterli derecede iyi bir sonuç elde edilir. Bu durumda, ana eksene dik bir düz cisimden, eksene dik bir düz görüntü saglanir. Görüntü, bu noktaya yerlestirilmis olan bir ekran üzerinde gözlenebiliyorsa buna gerçek görüntü, karsit durumdaysa zahir görüntü adi verilir. Yakinsak mercekler: Ana eksene paralel isinlarin yakinsama noktasi olan F noktasina ana görüntü-odak adi verilir. Bu odak ana eksen dogrultusunda, sonsuzdaki bir nesne-noktanin görüntüsüdür.(uygulamada nesne-noktanin görüntüsünün tam F üzerinde olmasi için, bu noktanin OF uzunlugunun on kati kadar bir uzaklikta bulunmasi çogunlukla yeterli olur.) Öte yandan, ana eksen üzerinde öyle bir F noktasi da belirlenebilir ki, F’ten çikan isinlar mercekten geçtikten sonra ana eksene paralel bir isin demeti olustururlar. Söz konusu F noktasinin görüntüsü bu durumda ana eksen üzerinde sonsuzda bulunur ve F noktasina ana nesne-odak adi verilir. OF ve OF’ uzunluklari sirasiyla mercegin nesne-odak uzakligi ve görüntü-odak uzakligi olarak adlandirilir. Ana eksene egik olarak gelen paralel bir isin demeti, ana eksene F’ nokatasinda dik olan bir düzlemde ki bir H’ noktasinda (ikincil görüntü-odak) yakinsar; bu düzlem, görüntü-odak düzlemidir. Ayni biçimde, ikincil nesne-odak ve nesne-odak düzlemi tanimlanabilir. BIR NESNENIN YAKINSAK BIR MERCEK ARACILIGIYLA VERILMIS GÖRÜNTÜSÜNÜN GEOMETRIK OLARAK ELDE EDILMESI. Basit olarak bir AB dogru parçasiyla gösterilmis olan düz bir nesne ve mercek konumu ve boyutlari çizim yoluyla saptanabilen bir A’ B’ görüntüsü verir(Çizim kolayligi için bazi noktalar ana eksenden uzaklasmis olsalar bile, Gauss kosullarinin gerçekligi kabul edilir). Mercegin ana ekseni üstünde bir A noktasiyla, bu eksene dik olan AB dogrusu seçilir. Aranan görüntü, mercegin ana eksenine dik olan ve B noktasindan B’ görüntüsü bilindiginden tam olarak saptanan bir A’B’ dogru parçasidir. B’ elde etmek için, B’den çikan demetin iki özel isini göz önüne alinir(geometride, bir nokta, bilinen iki dogrunun kesismesiyle tam olarak belirlenir);sözgelimi, F noktasindan geçerek gelen isinla, O optik merkezden geçerek gelen isin kullanilabilir. Bu iki isinin kesisme noktasi, aranan B’ noktasidir(B’den geçen isinlarin tümü, mercekten geçtikten sonra B’ noktasindanda geçerler). Nesnenin konumuna göre görüntü gerçek yada zahiridir. Iraksak mercekler:Ana eksene paralel isinli bir demete F’ noktasindan çikiyormus gibi olan iraksak bir demet denk düser; bu noktaya anagörüntü-odak denir. Ana nesne-odak adi verilen birF noktasinda, zahiri olarak yakinsayacak biçimde bir demetin mercek üstüne gönderilmesiyle, ana eksene paralel olarak ortaya çikan bir demet elde edilir. Yakinsak mercekteki gibi, iraksak merceklerde de görüntü-odak ve nesne-odak düzlemleri ile görüntü-odak ve nesne-odak uzakliklari’nin tanimi yapilir. BIR NESNENIN IRAKSAK BIR MERCEK ARACILIGIYLA VERILMIS GÖRÜNTÜSÜNÜN GEOMETRIK OLARAK ELDE EDILMESI. Burada da yakinsak mercekler için yapilan islemin aynisi gerçeklestirilir:B noktasindan çikan iki özel isin (sözgelimi,biri O’ dan, öteki F’ den geçen ) kullanilir. Birincisi sapmaz;ikincisiyse ana eksene paralel olarak çikan bir isin gibi sapar. Bu iki isinin kesisme noktasi, aranan B’ noktasidir. Nesnenin konumuna göre, görüntü gerçek yada zahiridir ALINTIDIR... |
|
|
|