FORUMiLK
 
Geri git   Forum Ana Sayfa > Eğlence > Komik Herşey > Komik Yazılar

Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 03.08.2008, 18:53   #1
Crime Scene Investigation
 
Üyelik tarihi: 14.06.2007
Nerden: evden
Mesajlar: 3.901
Tecrübe Puanı: 11 Peter Parker Peter Parker Peter Parker
Standart Masal




MASAL
Bir varmış bir yokmuş.Evvel zaman içinde kalbur saman içinde develer kapkaççı pireler işportacı iken çoook uzak bi ülkede ezik yetişmiş bir prenses yaşarmış.Herkes ona Pamuk Prenses dermiş.Çünkü Adana da binlerce dönüm pamuk tarlaları varmış.Ne kadar zengin olursa olsun ezik büyümesinin sebebi küçüklüğünde arkadaşları tarafından çok alay edilmiş olmasıymış.Çünkü çocukluk arkadaşları ona hep Yamuk Prenses derlermiş.Bunun sebebi ise doğuştan burnunun yamuk olmasıymış.
Biriyle ilk tanıştığında o kişi onun Karadenizli olduğunu düşünürmüş.Gel zaman git zaman bu durum Pamuk Prensesin çok canını sıkmaya başlamış.Hatta kendisiyle alay eden çocukların kellelerini uçurtacak kadar...
Zaman ilerleyip Pamuk büyüdükçe burnu da git gide yamuluyormuş.Buna daha fazla dayanamayan pamuk güzelliğini gölgeleyen bu duruma çare aramaya başlamış.İlk olarak sarayın büyücüsü Medyum olarakta tanınan Memiş Efendiye gitmiş ama Memiş Efendi bunu düzeltebilecek bir iksire sahip olmadığını söylemiş.Bunun üzerine sarayın 6.katındaki odasına kapanmış Pamuk.Yatağına yatıp ağlamaya başlamış ki o sırada 107 ekran LCD televizyonunda magazin programı varmış.Programı izlerken Ajda Pekkan ı görmüş ve kendi kendine''Tabi yaaaa''demiş.
Pamuk un aklına gelen şey tabi ki estetik ameliyat olmakmış.Hemen kral babasının jet ini hazırlatıp doğru Amerika ya gitmiş.
Başarılı bir ameliyattan sonra Pamuk un burnu düzelmiş hatta buraya kadar gelmişken göğüslerine de silikon taktırmış.Bir süre Amerika da tatil yaptıktan sonra Pamuk, ülkesine dönmüş ama çok acı bir haber almış.Pamuk un annesi sarayın aşçısıyla kaçmış.Bunun üzerine de kral babası uzun zamandır karısına çaktırmadan idare ettiği sekreteriyle evlenmiş.
Bir süre Pamuk ve üvey annesi iyi geçinmişler ama zaman geçtikçe üvey annesi Pamuk u kıskanmaya başalamış.Pamuk un estetik ameliyatı o kadar iyi geçmişti ki çok güzel bir kız olmuştu.Zaten Amerika da kaldığı sırada Amerika Prensi II.Bush la tanışmış ve ona aşık olmuştu.Nevar ki II.Bush un evli olduğunu öğrenince Amerika yı hemen terketmişti.
Günler günleri aylar ayları kovalamış ve Pamuk 28 yaşına gelmiş.Üvey annesinin baskısı ve evde kalma korkusunun da getirdiği cesaretle Pamuk evden daha doğrusu saraydan kaçmaya karar vermiş.Bavulunu toplamış ve gece gizli gizli kaçmayı başarmış.Kapıda bekleyen güvenlik görevlilerinden kurtulmak içinse onlara 20 ytl rüşvet vermiş zavallı Pamuk.Saraydan ormana giden yolda ilerlemeye başlamış.İlerlemiş...ilerlemiş...ilerlemiş.Yorgunluktan bir ağacın kovuğunda uyuyakalmış.Sabah olduğunda yola devam etmiş.Bir süre daha yürüdükten sonra ileride liseden arkadaşı Sindrella nın evini görmüş.Onlar da zamanın da çok zengin bir aileyken babasının iflas etmesi ve annesinin de kuş gribinden ölmesi nedeniyle çok zor günler geçirmiş ve bu yüzden ormanda küçük bir kulübeye yerleşmişlerdi.Ara sıra Sindi ile telefonda görüşüyormuş Pamuk.Sindrella nın annesinin ölümünden kısa bir süre sonra babası Sindi yaşalrında iki kızı olan bir kadınla evlenmiş.Ama ne kadın ne de kızları Sindi yi sevmemişler ama Sindi onlara çok iyi davranmaya devam etmiş.
Sindi nin üvey annesi ve kardeşleri o gün markete alışverişe gitmişler.Sindi de evin önünü süpürüyormuş ki Pamuk çıkagelmiş.Sindi buna çok sevinmiş ve hemen Pamuk u içeri davet edip birer nescafe yapmak için mutfağa gitmiş.
--- Pamukçum sen buranın yolunu bilir miydin ? Demiş Sindi.
--- Haklısın uzun zamandır görüşemiyoruz ama aşkolsun sende aramıyosun.Demiş Pamuk.Bunun üzerine Sindi :
--- Napalım kızım kontör yok ki arayamıyorum hem babası kral olan sensin benim halimi görüyosun.
--- Ya haklısın ama napalım iş güç.
--- Bakıyorum burnunu düzelttirmişsin ?
--- Evet nasıl görünüyorum ?
--- Harika görünüyosun.Artık bir erkek arkadaş bulmuşsundur.Hatırlıyorumda lisedeyken hiçbir erkek yanına yaklaşmazdı.
--- Ya lütfen hatırlatma o günleri moralim bozuluyor.Hayır aslını istersen henüz bulamadım.Ya peki sen ?
--- Benim 3 yıldır çıktığım bir çocuk vardı ama biz iflas edince benden ayrıldı.
Bu şekilde saatlerce konuşmuş Pamuk ve Sindi.Eski günlerden yaptıklarından bahsetmişler.Pamuk saraydaki durumu anlatıp bir süre yanlarında kalıp kalamayacağını sormuş ama ne yazık ki Sindi bunun mümkün olamayacağını üvey annesinin asla izin vermeyeceğini söylemiş.Tabi zavallı Pamuk bu duruma çok üzülmüş.
--- Bak ne diyeceğim.Madem ki sende üvey annenden bıktın birlikte kaçmaya ne dersin ? Demiş Pamuk.
--- Nasıl olur bilmem ki.
Sindi bir süre düşündükten sonra Pamuk la birlikte kaçmaya karar vermiş.Ormanda kuş sesleri içinde ilerlemeye başlamışlar.İlk birkaç kilometre oldukça eğlenceli geçmiş.Ancak daha sonra ikisi de çok yorulmuş ve acıkmışlar.Sindi en sevdiği şarkıcı ve grupların isimlerini yazdığı sırt çantasından hamburger ve kola çıkartmış.Pamuk ise ''acıkırsam yoldan bişeyler alırım'' düşüncesiyle yanına bol miktarda paradan başka bişey almamış.Tabi ormanda ne bir kafe ne de bir market varmış.Arkadaşı Sindi den de istemeye çekiniyormuş.Sindi önce pek aldırış etmemiş ama dayanamayıp hamburgerinden Pamuk a da ikram etmiş.Pamuk ta çekine çekine alıp iştahla yemiş.
İki kız bir süre daha yürümüşler ormanda.Bu sırada hava kararmaya başlamış ki ileride bir ev görmüşler.Hemen eve gidip kapıyı çalmışlar.Ancak kapı açıkmış.İçeri girmişler.Yatak odasında yatan yaşlı bir kadından başka kimse yokmuş evde.Kızlar yaşlı kadına doğru yaklaşmışlar ama yaklaştıkça kadın da bir tuhaflık olduğunu görmüşler.Kadının yüzü anormal derecede iriymiş.
--- Selamın Aleykum teyze.Demiş Sindi.Misafir kabul eder misin ?
--- Buyrun buyrun hoşgeldiniz evlatlarım. Pamuk :
--- Hoşbuldukta senin yüzüne neolmuş teyze ? Kadın heyecan ve merakla :
--- Neolmuş ?
--- Bende onu soruyorum işte.Neolmuş ? Mesela gözün. Niye bu kadar büyük ?
--- Haaa o mu ? Sizi daha iyi görebilmek için evladım.
--- Ya peki burnun ?
--- O da kokununzu daha iyi alabilmek için.''Ben bu cümleleri bir yerden hatırlıyorum''diye düşünmüş Sindi.
Ağzındı burnundu kulaklarındı derken asıl merak ettiği soruyu sormuş Pamuk.
--- Hepsi tamam da teyze göğüslerin neden bu kadar büyük ? Yoksa sende mi silikon taktırdın ?
--- Yok be çocuğum ne silikonu tamamen orjinal onlar.
Kısa bir sohbetten sonra kadıncağızın yatalak hasta olduğunu anlamışlar.Kendisine de uzun süredir bakan bakıcısı da rahatsızlandığı için gelememiş ve bu kızlar için çok iyi bir fırsat olmuş.Akşam yemeğinden sonra Sindi ve Pamuk televizyon seyrederken vitrinin altında ummadıkları bişey bulmuşlar.Bir Play Station.Bu yaşlı kadının torunlarına aitmiş ve yaz tatillerinde ninelerinin yanına geldiklerinde oynuyorlarmış.Pamuk un da en sevdiği şeylerden birisiymiş Play Station oynamak.Neredeyse aralıksız 6 saat boyunca ''Fifa 2005'' oynamışlar.
Sabah kalktıklarında saat 11:30 a geliyormuş.Yaşlı kadının kahvaltısını hazırladıkları sırada bakıcı gelmiş.Bu yüzden daha fazla kalamayacaklarını anlamışlar ve biraz erzak alıp yola çıkmışlar.
Ormanın bu bölümünde sadece kamyonların kullandığı bir yol varmış ve kendileri gibi evden kaçan kızlar için pekte güvenli sayılmazmış.Herşeye ramen ordan gitmeye karar vermişler.Yanlarından geçen kamyonlar sürekli korna çalarak kızları rahatsız ediyormuş.Sonunda biri durmuş ve kızlara gidecekleri yere götürmeyi teklif etmiş.Şoför yaşlı ve iyi kalpli biriymiş.En azından bizimkiler çok yoruldukları için böyle düşünmek istemişler.
Kamyona binmişler.1998 model Ford Cargo ymuş. Adam sormuş :
--- Sizin gibi iki tane güzel kız ormanda ve özellikle kamyon yolunda ne arıyor bakayım ? Sindi cevap vermiş :
--- Hiiç.Gezintiye çıktık.
Tabi adam yememiş.''Emin misiniz ?'' Pamuk a da bakarak :
--- Ben seni sanki bir yerden tanıyorum ? Demiş. Pamuk :
--- Şeyy evet ben bu ülkenin prensesi Pamuk Prenses im demiş.
--- Neee sen benim kellemi mi uçurtmak istiyorsun çabuk inin kamyonumdan çabuk.Diye bağırmış.Kızlar o telaşla kamyondan inip ormana doğru koşmaya başlamışlar.Sindi korkudan çantasını kamyonda unutmuş.Aradan 3,5 saat geçmiş ve ikiside iyice acıkmaya başlamış.Biraz daha yürümüşler ama ikisinde de yürüyecek hal kalmamış.Derken bir mucize olmuş.Çalılıkların arasından dışı kek ve kurabiyeden, pencereleri de şekerden yapılmış bir ev görmüşler.Birbirlerine bakıp : ''Yaşasııııınn'' diye bağırıp eve doğu koşmuşlar.Biri duvarları diğeri de merdivenleri yemeye başlamış ki birden Pamuk yemeyi bırakmış.Sindi sormuş :
--- Neoldu neden yemiyorsun ?
--- Yiyemem.Çünkü ben rejimdeyim.Zaten oldum 65 kilo bunları da yersem en az 70 olur bu kiloları da birdaha veremem.
--- Ya kızım saçmalama da açlıktan ölmeden önce ye şunları yoksa hepsini ben yerim görürsün gününü.
Pamuk önce yemek istememiş ama midesinden gelen seslere dayanamayıp pastadan yapılmış evi yemeye devam etmiş.
Karınlarını iyice doyurmuşlar.Tam yola devam edecekleri sırada evin sahibi Fırıncı Kamil Usta çıkagelmiş.Pastadan yaptığı evin yarıdan fazlasının yendiğini görünce şok geçirip bayılmış.Çünkü Kamil Usta bu pastadan evle o ülkenin en iyi fırıncı ustası yarışmasına katılmaya hazırlanıyormuş.
Kızlar adamın evin sahibi olduğunu anlayınca hemen ordan kaçmışlar.Orman boyunca yürümeye devam etmişler.
Aradan birkaç saat geçmiş ve ikisi de çok yorulmuş.Oturup bir ağacın altında dinlenmeye başlamışlar.
Sindi rüyasında çok yakışıklı bir prensle çok lüks bir otelde tatil yaptığını görüyormuş.Herşey o kadar güzelmiş ve o kadar gerçekçiymiş ki havuza girdiklerinde sanki gerçekten ıslanmış gibi hissediyormuş.Birden Pamuk un sesiyle uyanmış ve bir bakmış ki yağmur yağıyormuş.Hemen kendilerine sığınacak bir yer aramaya başlamışlar ve nasıl bir şanstır bilemiyorum ama bulmuşlar.Buldukları yer 7 tane küçük adamın yaşadığı küçük bir evmiş.Gidip kapıyı çalmışlar.Kapıyı, o gün hasta olduğu için işe gidemeyen terzi Abidin açmış.Karşısında iki güzel kız görmeyi hiç beklemeyen Abidin, bunu hastalığı nedeniyle gördüğü bir rüya sanmış.Ancak kızların gerçek olduğunu anlayınca onları hemen içeri almış.
--- Merhaba. Biz arkadaşımla dolaşmaya çıkmıştık ama yağmur yağınca ortada kaldık sakıncası yoksa bir süre sizde kalmak istiyoruz.Demiş Sindi.
Abidin : ''Benim için bir sakıncası yok ama arkdaşlarım ne der bilemem hepsi şimdi işte ama birazdan dönerler.Demiş.
Yaklaşık 1 saat sonra diğer 6 küçük adam eve gelmişler.İçlerinden en bilgesi yani 2 üniversite bitirip yurtdışında master yapan Prof. Cezmi kızlara ''hoşgeldiniz'' demiş ve sırayla hepsi kendilerini tanıtmış.
--- Selam ben çaycı İsmail.Köydeki bir işhanında çaycıyım.
--- Merhaba ben işportacı Kemal.Ben de o işhanının önünde ıvır zıvır satarım.
--- Hoşgeldiniz ben çoban Osman.Ben köylülerin koyunlarını otlatır,canım sıkıldığında da ''Kurtlar Vadisi başladı koşuuuuunn acele ediin''diye bağırırım.
--- Selamun Aleykum ben hoca Orhan.İlerdeki caminin imamıyım.
--- Ay merıba canım bana Meloş deyin.Ben genelde geceleri çalışırım.Ve bu kazmalarla aynı evde kalırım ama napıceksin işte...
--- Beni zaten tanıyosunuz terzi Abidin.Aşağı mahallede terzi dükkanım var.
--- Ve bende prof. Cezmi. Tübüdık araştırma laboratuarında çalışıyorum ve bu grubun en bilgesiyim.Şimdi sakıncası yoksa sizi tanıyabilir miyiz hanımlar ?
--- Öncelikle bizi evinize kabul ettiğiniz için çok teşekkür ederiz. Benim adım Sindrella ama kısaca Sindi diyebilirsiniz.
--- Merhaba ben de Pamuk Prenses im.
Meloş inanmayarak, biraz da alaycı bir tavırla:
--- Tabi canıım ben de Kuşum Aydın’ım zaten ha ha haaayyyt güleyim bari… Demiş. Ama bugün gazete de Pamuk Prenses in kaybolduğunu okuduğu için birden kalakalmış, oha falan olmuş ve gerçekten de o olduğuna inanmış.
Aradan günler geçmiş. Bir gün Sindi ve Pamuk evin önünde temizlik yaparken siyah camlı çelik jantlı bembeyaz bir Mercedes kapının önünde durmuş. İçinden iki tane yakışıklı adam çıkmış. Bunlar aslında 7 küçük adamdan biri olan çaycı İsmail’in Almanya’da yaşayan kuzenleriymiş.
İlk bakışta aşkın gerçekten var olduğuna o zaman inanmış Sindi. Çünkü arabanın sağ tarafından inen adama aşık olmuş ve tesadüf bu ya adam da Sindi ye… Tabi Pamuk boş durur mu o da diğer adama âşık olmuş.Adamlar kızları aldığı gibi doğru nikah dairesine oradan da “Dengesiz Tospa Aile Çay Bahçesi” ne gidip okey oynamışlar ve Sindi okey atıp oyunu kazanmış.Böylece bu saçma sapan ötesi masal da burada bitmiş.Hadi geçmiş olsun

__________________
Peter Parker isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 03.08.2008, 18:57   #2
 
Üyelik tarihi: 20.05.2007
Nerden: ¢σσ..к υzαкℓαя∂αη...
Mesajlar: 1.372
Tecrübe Puanı: 6 KeZmAnia_95 KeZmAnia_95
Standart

abicim gerçekten süüperr...emeğine sağlık...gerçekten çok yeteneklisin...çok teşekkürler...bizle paylaştığın için de...okumaya değer...
malesefff önceden replisin...ama borcum olsun

__________________

Mesaj, KeZmAnia_95 tarafından (03.08.2008 Saat 19:00 ) değiştirilmiştir..
KeZmAnia_95 isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 03.08.2008, 19:04   #3
мυтℓυ.....:)
 
Üyelik tarihi: 08.12.2007
Nerden: тєкiя∂αğ..
Mesajlar: 3.301
Tecrübe Puanı: 8 cnn9 cnn9
Standart

çok şükür
teşekkürler Mutlu abi .....

__________________
cnn9 isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 03.08.2008, 19:07   #4
Crime Scene Investigation
 
Üyelik tarihi: 14.06.2007
Nerden: evden
Mesajlar: 3.901
Tecrübe Puanı: 11 Peter Parker Peter Parker Peter Parker
Standart

Cidden sonuna kadar okudun mu

__________________
Peter Parker isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 03.08.2008, 20:15   #5
Ŧσяυмiℓк - Dєℓi Mσ∂.
 
Üyelik tarihi: 16.03.2007
Nerden: Bilinmiyor...
Mesajlar: 9.517
Tecrübe Puanı: 11 MΣTOBO¥ MΣTOBO¥ MΣTOBO¥
Standart

Öyle bi kaptırmısım ki 10 sayfa olsa yine okurdum

Rofl diyorum anladın sen diyorum

__________________
MΣTOBO¥ isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla
Seçenekler
Stil



Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 12:32 .



Powered by vBulletin Version 3.7.2
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.2.0