![]() |
|
|
|
#11 |
|
тüякσ
![]() Üyelik tarihi: 21.02.2007
Nerden: İzmir
Mesajlar: 2.373
Tecrübe Puanı: 2
![]() |
STRES
STRES NEDİR? Stres - hayatınızdaki değişiklikler sonucunda oluşan fiziksel, psikoloji ve heyecanlı bir tepkidir: Stres çeşitli nedenlerden doğabilir: Aşiri sevinç duyguları • Kederli olaylar Hayatınızdaki günlük problemler: • Trafiğin durması • Küçük tartışmalar • Krizler Hayattaki bazı değişikliklerden: • Hastalıklar • Evlilik veya boşanma problemleri • İşinizi kaybetmek veya yeni işe girmek • Çocukların evlerinden ayrılmaları Yukarıda adı geçen olaylara hazırlıklı olmanıza rağmen, sizi uymaya mecbur eder. Stresin sebep olduğu gerginlik sürekli devam ettiği takdirde fiziksel ve psikolojik hastalıkların oluşma riski artabilir. STRESİN TÜRLERİ VE KAYNAKLARI Pozitif stres sizleri yaratıcı etkinliklere sevkedebilir. Değişiklikler sizleri üzdüğü takdirde neqatif stresoluşmaktadır. Duygusal nedenler: • Tartışma • Anlaşmamazlık • Çeşitli anlaşmamazlıklar • Diğer insanların davranışlarından sorumlu tutulmak Hornnonal nedenler: • Ergenlik dönemi • Hamilelikten sonraki dönem • Menopoz Başka nedenler: • Hastalıklar (miokard infarktüs, alerji ve b. • Bulunduğunuz ortam GÜNLÜK HAYATINIZDAKİ DEĞİŞİKLİKLERE NEDEN OLABİLECEK HER BİR ŞEY STRES YARATA BİLİR! STRESİN ORGANİZMAYA ETKİSİ NASIL OLUŞMAKTADIR? Heyecan anından itibaren beyin ve bezlerden kimyasal madde salgılanmakta ve buda sinirlerle birlikte otomatikmen stres tepkisinin başlanmasına neden olmaktadır. Bu durumda aşağıda adı geçen durumlar görülür: • Kalp atışının sayısı artar • Kan basıncı artar(tansiyon) • Soluk sayısı artar • Sindirim azalır • Terleme artar • Gözbebeği genişler Daha çok güçlü olduğunuzu hissedersiniz.Vücudunuz gergin, heyecanlı ve faaliyete hazır durumdadır. Tehlike giderilene kadar vücudunuz heyecan ve gerginlik durumunda kalır. Stresin nedeni giderildikten sonra beyin tarafindan bezlere kimyasal maddelerin salgılanmasına «dur» emri verilir. Beynin «dur» emrini vermek yeteneği bozulduğunda, heyecan uzun sürer ve problemler çıkabilir. O zaman organizma uzun süren stresin etkisinde ıztırap çeker. STRES NASIL TEŞHİS EDİLİR? Doğru istikameti bulmak için stresin belirtilerini bilmeniz çok önemlidir. Sadece bu bilgiye sahip olmak stresle savaşmak için ilk adım olabilir. Stresin belirtileri klasikdir ve aşağıda adı geçenler olabilir: Şiddetli baş ağrıları Soluğun artması Avuçlarınızın terlemesi Nabzınızın artması Mide-bağırsak bozukluğu Belirtiler aşağıdaki gibi de olabilir: • Sinirlilik • Sebep olmadan sabrınızın taşması • Düşüncenizi toplamakta zorluk çekmek STRESLE BAŞA ÇIKMAK İÇİN ÖNERİLER Bazı kişiler sigara içmekle, alkol almakla, çok miktarda yemek yemekle ve ilaç kullanmakla stresin etkisini azaltmak istiyorlar. Bunları hep aklınızda tutmanız ve onlardan kaçınmanız gerekir. Aşağıdakılar daha çok tavsiye edilen usullerdir : 1. Kendi duygularınızı yakın arkadaşlarınızla paylaşmak stresi daha iyi anlamaya ve onunla başa çıkılmasına yardımcı olur. 2. Ağlamak stresin gerginliğini azaltır. 3. Hızlı yürümek, artmış nabzı ve kas gerginliğini düzenleyerek ve fazla enerjiden kurtulmak. 4. Vücud ve kasların gevşemesi: • strese karşı direnci artırır • stres faktörleriyle mücadeleye yardımcı olur. • stresten yaranan hastalıklarla başa çıkmak için yardımcı olur • uykusuzluk giderilecek ve uykunuz sağlıklı olacaktır. Bunları her kas grubunu gerginleştirerek ve gevşeterek yapabilirsiniz. Her kas grubunu 4-10 saniye gerilmiş vaziyette tutmak yeterlidir (gerilim sıkı olmalı, ama kramp durumuna gelmemelidir). Daha sonra kasların gevşemesi için 1 0-20 saniyelik süre vermek gerekir. Her yaptığınızda gevşeme süresini biraz artırmak tavsiye edilir. BAZI EK ÖNERİLER Bir kaç kez derin soluk alın Egzersiz yapın (gün boyu gezinti ve b.) Olumlu şeyleri düşünün Ona kadar sayın Dartınma hareketleri edin Gergin kaslara masaj yapın Sıcak banyo veya duş alın Sevdiğiniz müziği dinleyin İhtiyacınız oldukta başkasının yardımına hayır demeyin.
__________________
|
|
|
|
|
|
#12 |
|
тüякσ
![]() Üyelik tarihi: 21.02.2007
Nerden: İzmir
Mesajlar: 2.373
Tecrübe Puanı: 2
![]() |
BESLENME
Organizmanın normal gelişimi ve faaliyeti için sağlıklı beslenmek çok önemlidir. Sağlıklı beslenme bir sıra hastaliklari onleyebilir. BESİN MADDELERİNİN İÇERİĞİ: • Nişastalar • Lifler • Proteinler • Yağlar Nişastalar Nişastalar karbohidratlardan oluşur ve bir gram yağda olan kalorinin yarısı kadar kaloriye sahiptir. Bilinenlerin tam tersi olarak, ekmek, patates, pirinç ve makarna şişmanlığa sebep olmaz. • Kepekli buğdaydan yapılmış ekmeği yiyin. • Yağoranı %1 olan süt için. Lifler Lifler iki gruba ayrılır: Çözülen ve çözülmeyen. Çözülen lifler meyvalarda, soya bitkilerinde, yulafda olur. Bunlar kolesterolün azalmasına yardım eder, kalp hastalıkları riskini azaltır. Çözülmeyen lifler ise pehrizin temelini oluşturur ve tahıl bitkilerinde bulunur. Sıvı ve çözülmeyen lifler sindirilmiş besinlerin vücuttan dışarı atılmasında kalın bağırsağa yardımcı olur. Lif iöermeyen sindirilmiş besinler kalın barsaktan çok yavaş geçerler. Bu da kabızlığa ve bağırsak kanserine yakalanma riskini artırır. Proteinler Proteinler kasların, eklemlerin, kemiklerin, derinin, tüylerin, kanın ve iç organların sağlığı için önemlidir. • Etin yağsız kesimlerini kullanın. • Yağsız kuş etini yeyin. Deriyi çiğ veya pişmiş halde çıkarabilirsiniz. • Haftada en az iki kez balık yeyin. Yağlar Yağla zengin yiyecekleri az miktarda yeyin. Pehrizinizi bu şekilde yaptığınız sürece, sağlığınızı korumuş olursunuz • Azyağlı peynirleri kullanın. Meyva ve Sebzeler Meyva ve sebzelerden oluşan diyet sizleri kalp hastalıklarından koruyabilir. Bir sıra meyva ve sebzelerin içeriği olan antioksidantlar (A ve C vitaminleri) kalın bağırsakta kanserin oluşmasını önler. SAĞLIKLI BESLENME • Beslenmeyi iyileştirmenin bir yolu da bol su içmektir. Her gün sabah uykudan kalktığınızda bir bardak su için • Ekmek, tahıl bitkileri, meyva ve sebzeler grubuna ait yiyecek malzemeleri daha fazla tüketin. • Yemek zamanı çiğ sebzeler yeyin. Sebzelerde bol miktarda vitamin, mineral, lifler ve su vardır. SAĞLIKLI BESLENME İÇİN YEDİ ÖNERl 1 . Çeşitli yiyecek malzemelerini kullanın. 2. Tahıl bitkileri, sebze ve meyvalardan oluşan yiyeceklere önem verin. 3. içeriğinde yağı ve kolesterolü az olan yiyecek yeyin. 4. İçeriğinde şekeri orta miktarda olan yiyecek malzemelerini kullanın . 5. İçeriğinde tuz ve sodyum miktarı orta seviyede olan yiyecek malzemelerini kullanın. İnsan organizması için bir günde 500 mg sodyum yeterlidir. 6. Kilonuzu dengelemek için yemeğinizle fiziksel haraketlerinizi dengelemek gerekir. 7. Alkol kullananlar bu içkileri az kullanmalıdırlar. Alkolün kalorisi çok, besin değeri ise yoktur.
__________________
|
|
|
|
|
|
#13 |
|
тüякσ
![]() Üyelik tarihi: 21.02.2007
Nerden: İzmir
Mesajlar: 2.373
Tecrübe Puanı: 2
![]() |
BURUN KANAMASI
Burun kanaması KBB alanındaki en çok görülen şikayetlerden biridir. Hemen herkes hayatında bir kezde olsa burun kanaması geçirmiştir. Genellikle basit nedenlere bağlı ve kolayca durdurulan bir durum olmasına rağmen bazen sebebi çok ciddi olup hayatı tehdit eden şiddette kanamalar olabilir. Burun Neden Sık Kanar: Burun içi oldukça yoğun ve yüzeyel damarlar içerir. Özellikle burun boşluğunu ikiye ayıran bölmenin ön kısmı buruna gelen damarların birbiriyle birleştiği ve bu damarların oldukça yüzeyel olduğu bir bölümdür. Özellikle çocuklarda bu kısım hiç bir etki olmadan bile kanayabilir. Burun boşluğunun her iki kenarında bulunan ve konka adı verilen etlerde damar açısından çok zengindir ve bazı kanamaların sebebidir. Burun Kanamasının Nedenleri Nelerdir : Burun kanaması hem buruna ait sebeplere (lokal sebepler) hemde burun dışındaki problemlere (genel sebepler) bağlı olarak gelişir Lokal Sebepler: -Burun içi iltihapları -Sinüzit -Buruna gelen darbeler -Çocukların burun karıştırmaları -Buruna sokulan yabancı cisimler -Burun içi ve sinüs tümörleri -Burunda kemik eğriliği (septum deviasyonu) -Allerjik rinit Genel Sebepler: -Hipertansiyon -Kan Hastalıkları (Kanama-pıhtılaşma bozuklukları,lösemi vs.) -Barsak Parazitleri Hangi Tetkiklerin Yapılması Gerekir : Özellikle şiddetli burun kanamalarında genellikle ilk yapılan iş, sebebine bakılmaksızın kanamanın durdurulmasıdır. Kanama durdurulduktan sonra sebebi konusunda bazı araştırmalar yapılmalıdır. Sebebin araştırılmasında yapılması gereken ilk şey hastanın muayenesidir. Birçok kez muayene ile sebep anlaşılır. Şüphelenilen sebebe göre yapılabilecek tetkikler şunlardır -Tansiyon ölçülmesi -Sinüzit filmlerinin çekilmesi (normal filmler ya da tomografi) -Barsak paraziti araştırılması -Kanama-Pıhtılaşma testleri -Kan hastalıkları ile ilgili testler Bu testler her zaman her hastaya uygulanmaz. Doktorun şüphelendiği sebebe göre bir kısmı yapılarak sebep bulunmaya çalışılır. Nasıl Tedavi Edilir : Birçok burun kanaması kendiliğinden ya da hastanın burun ucunu tutması ve soğuk uygulaması ile durur. Ancak bu şekilde durmayan kanamalar doktor müdahelesini gerektirir. Kanamayı durdurmak için yapılabilecek müdaheleler şunlardır: - Damarın Yakılması: Hafif derecedeki sık tekrarlayan kanamalar için kullanılır. Burun bölmesinin ön kısmındaki damar ağına kimyasal maddeler uygulanarak kanamanın önlenilmesine çalışılır. Her iki tarafa uygulandığında veya aşırı kimyasal madde uygulandığında burun bölmesinin delinmesi riski vardır. -Tampon konulması: Sık uygulanan bir tedavi yöntemidir. Burun ucunun tutulması ya da soğuk uygulama ile durdurulamayan kanamalarda kullanılır. Burun boşluğuna konan tampon kanayan damar üzerine baskı yaparak kanamayı durdurur. Tampon olarak antibiyotikli kremler sürülmüş gazlı bez kulanılabileceği gibi, ortasında hastanın nefes almasını sağlayacak borunun bulunduğu daha konforlu tamponlar da kullanılabilir. Tamponlar genellikle 48 saat kalarak çıkarılır. Daha uzun süre kalması bazen problem infeksiyonlara yol açabilir. Tampon süresince hastaya antibiyotik verilmesi ihmal edilmemelidir. Bazen burun kanamasının kaynağı burnun arka bölümleridir ve önden konan tamponlarla durdurulamaz. Bu durumda arka (posteriör) tampon denen ve ağız içinden sokularak burnun arka kısmına yerleştirilen tampon kullanılır. Damarların Bağlanması : Bu işlem bir ameliyattır ve hastanın hayatını tehdit edecek şiddette olan ve tampon konmasıyla durmayan kanamalarda kullanılır. Kanamanın yerine göre belirlenen damar bazen sinüs içinden bazen de boyun açılarak bağlanır. Hastaya yapılan müdaheleler esnasında hastanın rahatlatılması önemli yer tutar. Özellikle yaşlı ve hipertansiyonlu hastalarda bu amaçla hastaya diazem ya da diğer sakinleştirici ilaçların verilmesi gerekebilir. Burnum Kanadığında Evde Ne Yapabilirim: Birçok kez hastanın kendi uyguladığı yöntemler kanamayı durdurabilir. Hastanın ilk yapması gereken şey burun ucunu sıkıca tutarak başın öne doğru eğilmesidir. Eğer baş arkaya doğru eğilirse kanın genizden boğaza gitme ihtimali artar. Burun üzerine soğuk uygulaması da faydalıdır. Hatta hasta burun ön kısmına tampon görevini üstlenecek bir gazlı bez de koyabilir. Ancak hastanın kendi uyguladığı yöntemler kanamayı durdursa da mutlaka uygun zamanda bir KBB uzmanına muayene olmalıdır.
__________________
|
|
|
|
|
|
#14 |
|
тüякσ
![]() Üyelik tarihi: 21.02.2007
Nerden: İzmir
Mesajlar: 2.373
Tecrübe Puanı: 2
![]() |
Kanser:
Kanser Nedir/Kanserin Biyolojisi: Kanser, bazı etkilerle değişime uğramış hücrelerin, gerek yerel ve gerek uzak noktalarda kontrolsüz olarak çoğalıp büyümelerinin sonucu oluşan habis hastalıklar grubudur. Normalde hücreler belli bir kontrol altında, ihtiyaca göre bölünerek çoğalırlar. Hücreler bir taraftan programlı ölüm ya da "apoptoz" denen olay ile yok olurken, diğer taraftan da büyüme faktörlerinin etkisiyle çoğalır. Büyüme faktörleri normalde DNA'daki çeşitli genlerin etkisiyle oluşan proteinlerdir. Bu genler mutasyona (değişime) uğra¤¤¤¤¤ hücrelerin aşırı büyümesine sebep olurlarsa, o zaman kanser oluşur ve bu genlere de "onkogen" denir. DNA hayatın merkezi maddesi olarak kabul edilebilir. DNA'da genler bulunmaktadır. Genler, anne veya babadan çocuğa siyah ya da sarı saç veya mavi göz gibi özelliklerin ya da talasemi (Akdeniz anemisi) gibi hastalıkların geçmesine sebep olan kalıtım birimleridir. DNA uzun bir teyp şeridi gibidir. Vücudumuza nasıl büyüyeceğini bildiren, hatta davranışlarımızı belirleyen biyolojik bir programlar dizinidir. DNA, deoksiribonükleik asid dediğimiz hücre çekirdeği asidinin baş harflerinden oluşan bir kısaltmadır. DNA hücrelerde kromozom şeklinde bulunur. İnsan vücudunda milyarlarca hücre vardır ve her hücredeki DNA o hücrenin kontrol merkezidir. İnsanda 23 çift kromozom vardır. Bunlar çekirdekte çiftler halinde bulunurlar. Yalnız son çifttekiler cinsiyet kromozomu olarak farklıdır; kadında XX ve erkekte XY olarak bulunur. Kanser genleri ya da onkogenler 70'li yılların sonlarına doğru keşfedilmeye başlanmış ve günümüze kadar çok aktif araştırmaların konusunu oluşturarak, kanserin daha iyi anlaşılmasına, tanı ve tedavinin geliştirilmesine hizmet etmişlerdir. Onkogenleri oluşturan mutasyonlar, karsinojen maddelerin, virüslerin ve X ışınlarının etkisiyle meydana gelir. Kanser bir organda oluştuktan sonra, uzak doku ve organlara da metastaz dediğimiz yerleşmeler yapar ve genel olarak hastalar metastazlar nedeniyle kaybedilir. Hızlı ilerleyen kanserlerde metastaz erken, daha iyi gidişli kanserlerde ise metastaz geç oluşur. Metastaz oluşumu tesadüften çok, kanser hücrelerinin bazı organlara kolay yerleşmelerini sağlayan özelliklerine bağlıdır. Örneğin, kolon kanserleri karaciğere, prostat kanserleri kemiğe metastaz yapmayı tercih etmektedir. Burada, kanserli dokuda kan akımı, damar hücrelerinin aktivasyonu gibi faktörler rol oynamaktadır. Onkogenlerin yanında anti-onkogenler de çok önemlidir. Onkogenler kansere sebep olurken, anti-onkogenler kanseri önleyen genlerdir. Anti-onkogenlere "tümörü baskılayan genler" de denir. Bunlar doğal hallerinde iken, yani mutasyona uğramamış hallerinde iken hücre bölünmesini ve çoğalmasını frenleyen, durduran genlerdir. Örnek olarak retinoblastoma genini ve p53 genini gösterebiliriz. Kanser önemi giderek artan bir sağlık ve yaşam sorunu durumundadır. Ölüm nedeni olarak, kalp ve damar hastalıklarının hemen ardından gelmektedir. Batı toplumlarında her yıl 250-350 kişiden biri kansere tutulmaktadır. 60 yaşın üzerindeki gurupta ise kanser sıklığı çok artmakta 300 kişide 4-5 civarına yükselmektedir. Ülkemizde kesin istatistikler bulunmamakla birlikte insidansın bunun yarısı kadar olduğu tahmin edilmektedir. Yurdumuzda en sık görülen kanserler erkeklerde akciğer, prostat, kalın barsak, rektum, mide ve pankreas; kadınlarda meme, akciğer, kalın barsak, rektum, over, mide ve pankreas kanserleri olarak sıralanabilir. Deri kanseri sıklığı her iki cinste de yüksek olmakla birlikte, habis melanom dışındaki deri kanserleri tedaviye iyi cevap verdiklerinden ölüm oranı çok düşüktür. Geçmişte kanser tedavisi, direkt tümöre yönelik olan cerrahi tedaviyle radyoterapiden ibaretti. Bunlar lokal tedavi yöntemleri olarak ana tümörü ortadan kaldırmakla birlikte, metastaz (yayılma) oluşumunu önlemekte yetersiz kalabilmektedir. Hatta birçok hastada daha teşhis sırasında bile metastazların varlığı saptanabilmektedir. Bu nedenle cerrahi ve radyoterapiden sonra, kemoterapi ve immünoterapi uygulanmaya başlanmıştır. Kısaca en yaygın kanser türleri ve belirtileri hakkında bilgi vermek isterim. Söz konusu bilgiler tarafımdan özetlenmiştir. Detaylı sorularınız için herzaman topic açabilir ve ilgileneceğimden emin olabilirsiniz. Akciğer Kanseri Uyarıcı Belirtileri: Rahatsız eden bir öksürük, öksürürken kan gelmesi ve akciğer iltihabı veya bronşit nöbetleri; göğüste ağrı. Kanser Riski Faktörleri: Çok sigara içmek ve/veya içilen ortamlarda sıklıkla bulunmak, özellikle astbest olmak üzere çevre kirletici maddelere maruz kalmak. Check-up Kuralları: Kırk yaşın üzerinde olan herkesin bir göğüs röntgeni çektirmesi gerekir. Bunu takip eden göğüs röntgenleri doktorunuzun kişisel kararına göre yapılacaktır. Eğer ailenizde Akciğer kanseri tedavisi gören veya bu kanser türü yüzünden vefat emiş 1. ve 2. derece akrabanız varsa, sigara kullanıyorsanız söz konusu tetkikleri 30 yaşından itibaren hep aynı hekim kontrolünde ve yönlendirmesi eşliğinde yapmanızı tavsiye ederim. Ne yazıkki en tehlikeli kanser türleri arasında başlarda yer alır tedavi sonrası yaşama oranı hala %15-20’ler düzeyindedir. Metastas (kanserin başka organlara sıçraması) şansı son derece yüksektir. Testis Kanseri Uyarıcı Belirtileri: Testislerde herhangi bir kitle veya boyutlarında değişiklik. Kanser Riski Faktörleri: Yaşlı erkeklerden daha çok genç erkeklerde ortaya çıkar (kırk yaşından sonra fazla görülmez); normal yerine inmemiş testisler. Check-up Kuralları: ilk gençlik yıllarının son dönemlerinden başla¤¤¤¤¤ tüm yaştaki erkekler her ay teslislerini muayene etmelidirler. Bu tıpkı kadınların göğüs kanseri erken teşhisine yardımcı olmak üzere evde kendi kendilerine yaptıkları testlere benzerler. Testislerinizi gözle boyut, renk, olası şekil farklılığı yönünden incelemeniz ve elinize gelen bir kitle olup olmadığını kontrol etmeniz önerilir. Çok kısa zamanda yapabilirsiniz o yüzden lütfen ihmal etmeyin. Kolorektal (Kalın Bağırsak ve Rektum) Kanser Uyarıcı Belirtileri: Herhangi bir rektal (makattan gelen) kanama veya dışkılama alışkanlıklarında uzun dönemli değişiklik. Kanser Riski Faktörleri: Aile üyelerinden birinde geçmişte kolorektal polip (iyi huylu tümoral oluşum) veya kolorektal kanser veya kronik ülserleşmiş kolit olması. Check-up Kuralları: Kırk yaşın üzerinde olan kadın ve erkeklerin her yıl parmakla rektal muayeneden geçmesi gerekir. Bundan öte elli yaşın üzerinde olan erkek ve kadınların en azından iki yılda bir sigmoidoskopik muayeneden geçmesi (kolon içinin muayenesi) ve her yıl kan bulunup, bulunmadığının kontrolü için feces (dışkı) testini yaptırması gerekir. İdrar Yolu ve Mesane Kanseri Uyarıcı Belirtileri: idrarda kan; sırt ağrısı; kilo ve iştah kaybı, sürekli ateş; anemi (kansızlık). Kanser Riski faktörleri: Elli yaşın üzerinde olan erkeklerde-, çok fazla sigara içenlerde, geçmişte kronik idrar yolu enfeksiyonlarından rahatsız olanlarda daha fazla görülür. Check-up Kuralları: Komple fiziki muayeneniz sırasında yapılan rutin idrar tahlilleri idrarınızda kan olup olmadığını (hematüri) gösterecektir. Eğer hematüri bulunursa, doktorunuz anormal bir doku da bulursa, biyopsi de dahil olmak üzere sistoskopik bir muayene yapabilir. Ağız Kanseri Uyarıcı Belirtileri: Ağzınızın renginde herhangi bir değişiklik veya ağzınızda iyileşmeyen herhangi bir yara. Kanser Riski Faktörleri: Genellikle kırkbeş yaşın üstünde erkeklerde, çok fazla sigara içenlerde ve özellikle çok fazla alkol kullanımı ile birlikte tütün çiğneyenlerde daha fazla görülür. Check-up Kuralları: Eğer ağız içerisinde iyileşmeyen bir yara varsa doktorunuza veya diş hekiminize başvurun. Gırtlak Kanseri Uyarıcı Belirtiler: Boğuk seslilik, yutkunma zorluğu, yutkunmaya eşlik eden batma şeklinde rahatsız edici ağrı. Kanser Riski Faktörleri: Çok fazla sigara içmek, eğer fazla miktarda alkol kullanımı ile birlikte oluyorsa. Check-up Kuralları: Konuşma özelliğinizde herhangi bir değişiklik olması durumunda bir boğaz uzmanı tarafından yapılan muayene veya eğer çok fazla sigara içiyorsanız yıllık muayene. Bu arada sigara içen arkadaşlar lütfen tatlı besinlerle sigara tüketmemeye çalışınız. Prostat Kanseri Uyarıcı Belirtiler: idrara çıkmada zorluk; sırtın alt kısmında sürekli bir ağrı, pelvis veya kasıkların üst kısmında sürekli ağri; idrarda kan. Kanser Riski Faktörleri-. Yetmiş yaşın üzerinde olan erkeklerde daha fazla görülür. Check-up Kuralları: Eğer kırk yaşın üzerinde iseniz, periyodik tıbbi muayeneniz sırasında bir parmakla rektal muayeneden de geçmeniz gerekir. Lütfen dikkat her prostat bezi sorunu kanser değildir olacaktır diye bir kural yoktur. Yinede tüm erkekleri 50-60’lı yaşlarda yakalayacak olan sorun prostat sorunudur. Cilt Kanseri Uyarıcı Belirtilen Düzensiz sınırları olan küçük bir lezyon (yara, bere) ve vücutta veya kol ve bacaklarda kırmızı, beyaz, mavi veya mavi-siyah lekeler; cildin herhangi bir yerinde rengi inci beyazından siyaha kadar değişen yumru veya lezyonlar; avuç içi, ayak tabanı, el ve ayak parmaklarının uç kısımlarında koyu renkli lezyonlar; güneşe maruz kalmış cilt üzerinde daha koyu renkli beneklerle birlikte geniş kahverengimsi lekeler; cildin herhangi bir yerinde kırmızımsı mor lekeler; ayak parmakları veya bacakta mor-kahverengi veya koyu mavi nodüller; yüz, kulak veya boyunda inci gibi veya mumlu gibi yumru veya şişler-, göğüs veya sırtta düz, ten rengi veya kahverengi yara izine benzer lezyonlar; yüz, kulaklar, boyun, eller veya kollarda pullu veya kabukla kaplı yüzeyi olan düz lezyon veya kırmızı nodul; herhangi bir bende görülen değişiklik veya iyileşmeyen bir yara. Kanser Riski Faktörleri: Kadın ve erkeklerde kızıl saç, açık cilt rengi veya gözlerin mavi olması; çocuklukta ciddi güneş yanığı olması; ailenin geçmişinde doğum lekeleri veya benler (displastik nevüs doğumda mevcut ben oluşumu sendromu.) Check-up Kuralları: Eğer yukarıda sıralanan uyarıcı belirtilere sahip herhangi bir cilt lezyo-nunuz varsa doktorunuza danışınız. Cilt kanserleri sıklıkla ve başarıyla tedavi edilebilen türlerin başında gelir. Meme Kanseri Uyarıcı Belirtiler: Memede herhangi bir sertlik veya kitle, veya meme uçlarından gelen akıntı veya kan. Kanser Riski Faktörleri: Meme kanseri genellikle elli yaşın üzerinde olan kadınlarda; hiç çocuğu olmamış kadınlarda, ilk çocuklarını otuz yaşından sonra doğuran kadınlarda, hiç emzirmemiş olan kadınlarda, ideal ağırlıklarının yüzde 40 üzerinde olan kadınlar ile cinsel olgunluğa gecikmiş olarak gelen veya gecikmiş menapozu olan kadınlarda ve ailesinde (anne veya kızkardeşlerde) menapoz öncesi meme kanseri olayı olan kadınlarda ortaya çıkar. Check-up Kuralları: Her kadın ayda bir defa göğüslerini dikkatlice muayene etmelidir. Buna ek olarak yirmi ile kırk yaş arasında olan kadınların her üç yılda bir göğüslerini bir hekime muayene ettirmesi gerekir. Kırk yaşın üzerinde olan kadınların bu muayeneyi her yıl yaptırması gerekir. Eğer kırk yaşın altındaysa-nız, ailenin geçmişinde göğüs kanseri yoksa yüksek risk gruplarından birine girmiyorsunuz demektir ve mamografinin alınmasına gerek duyulmayabilir. Eğer kırk ile kırkdokuz yaşlan arasında iseniz, herhangi bir belirti veya kitle yoksa ve ailenizde göğüs kanseri geçiren biri yoksa yalnızca basit bir mammogram yaptırın. Elli yaşından sonra mammogramı her yıl yaptırın. Eğer ailenizde göğüs kanseri varsa, yaşınıza aldırmaksızın her yıl bir mammogram yaptırın. Servikal (Rahim Boynu) Kanser Uyarıcı Belirtiler: Anormal vajinal kanama. Kanser Riski Faktörleri: Genital (Cinsel) bölgelerde kabarcıklar oluşturan deri iltihaplan veya genital siğil enfeksiyonları-, ergenlik çağına geldikten kısa bir süre sonra cinsel ilişkiye girme veya çok fazla cinsel ilişki partnerinin olması. Check-up Kuralları: Onsekiz yaşına gelen kadınların veya seksüel olarak aktif olanların her yıl Pap-smir testi yaptırması ve pelvik muayeneden geçmesi gerekir. Birbirini takip eden üç veya daha fazla normal sonuç veren yıllık muayenenin ardından doktorunuz Pap testinin daha az aralıklarla yapılmasına karar verebilir. Her koşulda kadınlar için senede bir jinekolojik muayene ve kontrol yapılması büyük önem taşır. Endometrium (Rahim iç zarı) Kanseri Uyarıcı Belirtiler: Anormal vajinal kanama. Kanser Riski Faktörleri: Geçmişte kısırlık olması veya yumurtlama olmaması; menapozun geç başlaması veya uzun süreli östrojen tedavisi, vücutta aşırı yağlanma; çok fazla sigara içmek. Check-up Kuralları: Menapoza geldikten sonra geçmişinde kısırlık, aşırı şişmanlık, yumurtlayamama, anormal rahim kanaması veya östrojen tedavisi olan kadınların endo-metriyal biyopsi yaptırmaları gerekir. Tümörler: Son derece geniş bir skalada ortaya çıkabildikleri için genel olarak incelemek isterim. Tümörler veya kistik oluşumlar her insanın vücudunda bulunur. Boyutları milimetreden 10-15 kimizaman daha büyük cm. Boyutlarına ulaşabilir. İki tip tümör vardır, iyi huylu ve habis. İyi huylu tümörler sıklıkla görülür ve genelde insan sağlığı için bir tehlike arzetmezler. Kötü huylu tümörler ise son derece tehlikeli büyüme ve yayılmaya meyilli son derece ciddiye alınması gereken çoğu zaman cerrahi müdahaleyi gerektirirler. İkiye ayrılır Büyük ve küçük hücreli. Büyük hücreli tümörlerin gelişimi son derece yavaştır ve tedaviye olumlu karşılık verme yüzdeleri yüksek metastasa sebebiyet verme yüzdeleri ise düşüktür. Ancak küçük hücreli tümörler tam tersine son derece hızlı gelişir ve yayılırlar tedavi şansları düşüktür. Ne yazıkki Kanser vakalarında hasta genellikle ilk ortaya çıkan kanser tipinden değil metastasından kaybedilir. Tümörler neredeyse her organda görülebilirler. Modern tıp kanserle tedavide çok yol almıştır, ancak tedavi ile birlikte doğru beslenme, stresten uzak kalma ve aile desteği hala tedavi başarısını arttıran en önemli etkenlerdir.. Bunun yanısıra günümüzde modern tıp kanser tedavisinde alternatif tıbbıda yardımcı olarak kullanmakta bir sakınca görmemekte hatta desteklemektedir. (Özel bitkiler gibi). Ancak bugün hekimler olarak bizler Kanseri önleminin tedaviden daha önemli olduğuna inanıyoruz. Basitçe daha az et ağırlıklı daha çok sebze ağırlıklı bir yeme alışkanlığı, sigara içmekten ve içilen ortamlardan uzak durmak, hormonlu gıdaları mümkün olduğunca tüketmemek alkol kullanımından, fazla kahve tüketiminden uzak durmak sizleri kanserin etkilerinden koruyacaktır.
__________________
|
|
|
|
|
|
#15 |
|
тüякσ
![]() Üyelik tarihi: 21.02.2007
Nerden: İzmir
Mesajlar: 2.373
Tecrübe Puanı: 2
![]() |
KALP VE DAMAR HASTALIKLARI
Tüm dünyada ve ülkemizde en çok ölümler Kalp ve damar hastalıkları sonucu meydana gelmektedir. Aşağıda kısaca bu hastalıklara belirtilerine yer vericem. Unutulmaması gerekn söz konusu hastalıkların son derece ciddi olduğu ve kesinlikle doktor kontrolü gerektirdiğidir. Kalp ve Damar hastalıklarına yol açan ortak sebepler; Beslenme Hataları, Kalbe zarar veren yiyecek ve içeceklerin fazla tüketilmesidir. Kısaca; Alkol: Gerçekten tüm kötülüklerin anası, Kan damarlarının iç tabakasını eriterek, kanın damarlardan dokular arasına sızmasına yol açar. Nöronlara verdiği hasarı saymıyorum bile. Alkoloidler: Başlıcaları çay, kahve, kakao ve sigaradır. Bunlar, kalp ve damarlar üzerinde son derece olumsuz etki yaparak, vakitsiz yıpranmalarına sebep olurlar. Sinir sistemini etkileyerek, kalbin ritmini bozarlar. Yanısıra, kandaki kolesterolün, damarların iç yüzeyine yapışmasına ve damarların daralmasına, dolayısıyla yüksek tansiyona ve damar sertliğine neden olurlar. Sigara, kanı zehirleyerek, kalbin daha fazla çalışmasına ve dolayısıyla yorulmasına yol açar. Et ve Et Mamülleri : Özellikle yağlı etler, kolesterol ihtiva ettikleri için zararlıdır. Kandaki üre miktarını artırarak, kalbin yorulmasına neden olurlar. Damarları tıkarlar ve enfraktüs (kalp krizi) oluşumuna zemin hazırlarlar. Beyaz Ekmek, Şeker, Un: Bunlar öncelikle kanın katılaşmasına sebep olurlar, katılaşan kanı pompalamak daha fazla güç gerektirdiğinden kalbi yorucu etkileri vardır. Hava Kirliliği, Teneffüs ettiğimiz havanın kirlilik derecesi ne kadar fazla ise kalp o kadar fazla yorulur. Sağlıksız Yaşam Koşulları: Yemek, uyku ve dinlenme saatlerinin düzensiz oluşu, bedenen ve ruhen yıpratıcı yaşam koşulları, yoğun stres kalbin yorulmasına ve yıpranmasına neden olur. Şişmanlık: Kalbi yoran en önemli faktörlerden biridir. Kas ve iskelet sistemi üzerindeki olumsuz etkilerini belirtmiyorum. Kısaca şunu söyliyim şişmanlar aramızdan daha çabuk ayrılırlar. Cinsel Yaşam: Düzensiz cinsel yaşam, iktidar kokuları ve yarattığı stres kalbin daha fazla yorulmasına sebep olur. HİPERTANSİYON: Sürekli yüksek tansiyondur. Yorgunluk, uykusuzluk, aşırı yeme, hızlı hareket gibi nedenlerle tansiyon yükselmesi yaşayabilirsiniz. Ama, sürekli değildir. Hipertansiyon ise kalbi idare eden sinir sisteminin aşırı hassaslaşmasından, ileri yaşlarda görülen damar sertliğinden, kanın katılaşmasından, böbrek rahatsızlığından (nefrit) ileri gelir. Hipertansiyonda kalp büyümesi ve buna bağlı felçgörülebilir. Belirtileri: Sürekli baş ağrısı ve baş dönmesi Dengesizlik Görmede zayıflık ve gözler önünde sinekler uçuşması Çarpıntı Nefes darlığı Kulaklarda çınlama El ve ayakların sürekli üşümesi Bacaklarda sık sık kramplar Uykusuzluk Hafıza zayıflığı Geceleri ellerde karıncalanma Tedavi: Doktor kontrolünde ilaç tedavisi ve beslenme diyeti uygulanmalıdır. Düşük Tansiyon: Genellikle büyük iç kanamalardan veya sebebi bilinmeyen nedenlerden olabilir. Yetersiz beslenme, vitamin eksikliği, bazı ilaçların yan etkisi de tansiyonu düşürür. Belirtileri: bitkinlik, baygınlık, el ve ayaklarda üşüme ve morluk, ayağa kalkınca baş dönmesi ve göz kararması, (hepimize bazen olur sık sık tekrarlamıyorsa korkmak için bir sebep yoktur.) çabuk yorulma Tedavisi: Doktor kontrolünde genellikle vitamin ve beslenme diyeti gerek görülmesi halinde ilaç tedavisi uygulanır. Kalp Spazmı: Kalbi besleyen atardamarların kireçlenme ve kolesterol sonucunda daralmasısonucunda damarlardan daha az kan geçmesi nedeniyle ortaya çıkar. Yemeklerden sonra veya süratli yürüme, merdiven çıkma, soğuk hava teneffüs etme sırasında zaman zaman sol göğüste bir ağrı hissedilir. Bu ağrı sol omuza ve sol kola kadar yayılır ve nefes almanızı son derece güçleştirir. Daha çok erkeklerde görülür. Genellikle 5-10 dakika sürer. Kalp spazmının en önemli yanı, Enfarktüse (kalp krizi) yol açmasıdır. Hissedildiği takdirde efor sarfetmekten kaçınmalı bulunulan mekana hava girişi sağlanmalı ve vakit kaybetmeden donanımlı bir hastahaneye gidilmelidir. (Ambulans ile) Enfraktüs (Kalp Krizi): Tüm dünyada ölümlerin %20’sinin sebebidir. Kalbin herhangi bir bölgesinin atardamardaki bir pıhtı ile tıkanarak aniden ölmesidir. Belirtileri: Kalpte korkunç bir sancı ve sıkıntı Sol kolda sancı Bazen kusma ve geğirme Solgunluk ve gözün parlaklığını yitirmesi Tansiyon düşüklüğü Nedenleri: Atardamar iltihabı Kanda pıhtılaşma Kolesterol veya kireçlenme sonucu atardamarın iç çeperinin daralması ve sertleşmesi Kalp spazmı Tedavi: Hasta vakit geçirilmeden tıbbi müşhade altına alınmalıdır. Kalp krizinden ölümlerin büyük çoğunluğu hastanın hastahaneye geç ulaşması yüzünden meydana gelir. Belirtiler hissedildiğinde ambulans çağırılmasını takiben 1 adet (Max. 300 mg.) aspirin alınmalı ve hastanın kısa sert ve ritmik şekilde öksürmesi sağlanmalıdır. Dikkat: Ambulans beklenmesi çok önemlidir, özel araçla hastahaneye getirilen hastaların yaşama yüzdesi daha düşüktür. (Gerçi ülkemizde ambulans hizmetlerini düşününce) MİTRAL YETERSİZLİĞİ Mitral, kalbin sol bölümünde, sol kulakçık ile sol karıncık arasındaki kapaktır. Bu kapakçık, kalbin iç kısmının iltihaplanması sonucunda iltihaplanır, sonra kalınlaşıp sertleşir ve iyi kapanamaz. Hasta, 1-2 yıl pek birşey hissetmez. Sonra çarpıntı, nefes yetmezliği ve sık sık derin nefes alma ihtiyacı duyulur. Bu hastalık insanı öldürmez ama, yaşam hızını azaltır. Tedavi: Doktor kontrolünde ve durumun ciddiyetine göre ilaç veya cerrahi tedavi uygulanır. DAMAR SERTLİĞİ Kanda biriken kolesterol, damarların iç yüzeyini kaplar ve damar iç dokusunun sertleşmesine yol açar. Sertleşen damarlar kan nakli görevini yapamazlar ve çapları küçüldüğü için de kan basıncı artar ve tansiyon yükselir. Nedenleri Aşırı alkol Şişmanlık Damla (gut) hastalığı Şeker hastalığı Frengi Yanlış beslenme Sinir bozuklukları Tedavi: İlerlememiş vakalarda kolestrolü düşürmek için beslenme diyeti, kolestrolün düşmemesi sonucunda ilaç kullanımı ile düşürülmeye çalışılması. İlerlemiş vakalarda cerrahi operasyon gerektirir. (Nihayetinde Dolantine işiniz düşüyor valla dikkat etmezseniz ) VARİS Bacaklardaki toplardamarların bozulmasıdır. Nedenleri Hareketsizlik ya da yeterli hareket etmeme Sürekli ayakta kalma Çorap bağı, korse, sıkan ayakkabı gibi şeyler giyilmesi Aşırı ve yağlı şeyler yemek Hamilelik Aşırı alkol ve sigara Belirtileri Kalçalarda, bacak ve baldırlarda ağrılar Ayaklarda yanma ve makatta kaşıntı Ayak damarlarına şişmeler, siyah iplikler ve düğümler oluşur Bacaklar gülle gibi ağırlaşır Ayaklarda sürekli üşüme ve kısmi felç Bacak, baldır ve kalçada kramplar İleri aşamalarda, baldırlarda ödem, ekzama ve yaralar oluşur. (Bu arada makatta oluşan varise HEMEROID adı verilir) Tedavileri: Günlük koşulların değiştirilmesi, beslenme düzeninin değişimi, varis sonucu kaybedilmiş damarların katorize edilmesi gerekebilir. Özel çorap kullanımı. KANSIZLIK Genellikle, kandaki alyuvarların azalması şeklinde ortaya çıkar. Belirtileri Yüz daima solgundur El ve ayaklar daima üşür Kulaklarda sık sık çınlama olur Kalp çarpıntısı olur İştahsızlık, çabuk yorulma vs. gibi belirtiler görülür. Nedenleri Kanamalar (hemoroid, mide-barsak ve regl kanamaları gibi) Kan yapan organların yeterli çalışmaması (dalak, ilikler, karaciğer) Beslenmede yaşa göre yeterli demirin alınmaması Tedavi: Doktor kontrolünde beslenme rejimi gerek görülmesi halinde demir ihtiva eden ilaç tedavisi. Arkadaşlar sizlere Kalp ve Damar hastalıklarının çağımızın en büyük belalarından biri olduğunu ve sadece yemek kültürünü değiştirerek sigara alkol kullanımını durdurarak bile riski minimize edebileceğinizi ve daha sağlıklı ve hareketli bir yaşlılık geçirebilme şansının elinizde olduğunu hatırlatmak isterim. Bunun dışında EĞER MİDESEL BİR PROBLEMİNİZ (GASTRİT, ÜLSER VS.) gibi yoksa doktorunuza danışmak suretiyle düzenli olarak hergün alacağanız bir adet ASPİRİN (Max. 300 mg.) sizi kalp ve damar hastalıklarına ve bir dizi başka hastalıklara karşı sizi korur. Dikkat edilmesi gereken böyle bir kararın KESİNLİKLE BİR DOKTORA DANIŞILARAK ALINMASI GEREKTİĞİDİR. Hepinize sağlıklı bir ömür dilerim. Lütfen Alkol ve Sigaradan uzak durmaya çalışın. Hiçbirşey yapamıyorsanız azaltın ve denemekten asla vazgeçmeyin. İnanın ileride çok pişman olma olasılığınız yüksek.
__________________
|
|
|
|