FORUMiLK
 
Geri git   Forum Ana Sayfa > Eğlence > Komik Herşey > Komik Fıkralar

Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 04.11.2007, 03:44   #1
тüякσ
 
Üyelik tarihi: 21.02.2007
Nerden: İzmir
Mesajlar: 2.375
Tecrübe Puanı: 2 Bу Gєnєяαl
Standart Fıkra Arşivim | Bу Gєnєяαl




Meslek
Birinci sinifa baslayan çocuklara ögretmen, babalarinin mesleklerini soruyordu :
-Söyle bakalim Tuna, baban ne is yapiyor? Tuna :
-Otobüsleri kaldiriyor efendim, dedi. Bir sira önde oturan bir çocuk yanindaki arkadasina yavasça sordu:
-Pekiyi anlayamadim, neymis babasi? Arkadasi büyük bir saflikla cevap verdi:
-Vinç mis, vinç!

Iyilik
Okulda ögretmen çocuklardan hafta sonu bir iyilik yapip gelmelerini ister..Siniftada 3 afacan çocuk vardir.. Hafta basi gelince ögretmen sirayla herkese ne tür iyilikler yaptiklarini sormaya baslar.. Sira bizim afacanlara gelmistir..
Ali'ye sorar: Ali söyle bakalim sen nasil bir iyilik yaptin..?
Ali övünerek: Hocam yasli bir bayanin karsiya geçmesine yardim ettim der.
Ögretmen: Aferin der..
Sira Veli'ye gelir: Onada ayni soruyu sorar..
Veli'de: Hocam bende Ali'ye yardim ettim..Yasli bayani karsiya geçirdik..
Ögretmen : Peki hala der..
Sira Osman'a gelir.. Ayni soruyu onada sorar..
Osman'da: Hocam bende Ali ile Veli'ye yardim ettim, Yasli bayani karsiya geçirdik..
Hoca biraz düsünür ve sorar:
-Neden üçünüzde ayni kisiye yardim ettiniz peki?
Çocuklar hep bir agizdan:
-Hocam, yasli kadin karsiya geçmek istemeyince üçümüz bile az geldik, ne diyonuz siz?

Hepsi eriyor
Deli , kahveye girdiginde soluk solugadir. Bos bir masaya oturup ocaga seslenir;
- Bana bir çay !
Çay gelir, sekerleri atip karistirir. Garsonadan yine seker ister. Onlari da atip karistirir, yeniden ister. Garson;
- Sekiz seker koydunuz çaya, der saskin saskin,
- Koydum ama , iste görüyürsun, hepsi eriyor

Posta
Bir fakir Kirsehirli paraya çok sikismis. Her türlü çareye basvurmus, yardim eden olmamis.
Son çare olarak, 'Allah, sikisan kuluna yardim eder' inancindan hareketle, Allah'a mektup yazmaya karar vermis. 'Cenab-i Allah Yüksek Katina' diye baslamis ve 'Allah'im ne olur bana bir yüz milyon lira gönder' diye bitirmis. Zarfin üzerine de 'Esirgeyip bagislayan Yüce Allah' diye yazip postaya vermis.
Postacilar mektuplari ayirirken, gitmesi mümkün olmayan adresi görünce açmislar. Mektup sahibine acimislar ve aralarinda para toplayip yardim etmeye karar vermisler. Ama, ancak 80 milyon lira toplayabilip, göndermisler. Parayi alan Kirsehirli, hemen Allah'a bir mektup daha yazmis.
Postacilar, 'Allah' adresli iknici mektubu açmislar. Kirsehirli söyle yaziyormus:
'Allah'im gönderdigin parayi aldim, tesekkür ederim. Ama, bundan sonra para gönderirken, Meleklerinle gönder, hirsiz postacilar gönderdiginiz paranin 20 milyon lirasini çalmislar.'

Fotograf
Resmi bir daireden, Kirsehirli birisinden 12 fotograf isterler. Kirsehirli, yaninda 6 fotograf oldugunu söyler. Görevli, 'Onlari ver, arkadan 6 fotograf daha getir' der.
Bunun üzerine Kirsehirli, biraz sonra enseden çekilmis 6 fotografi, görevliye getirir

Parasütçü
Kirsehirli iki arkadas askere gitmisler ikisi de parasütçü olmus. Belli bir egitim gördükten sonra parasütle deneme yapiyorlarmis. Ikisi de uçaktan atlamislar. Ellerinde yüksekligi gösteren bir alet varmis. Arkadaslardan birisi alete bakarak sayiyormus.'250,200,150,100,90,80,70,60,50,40,30,2 0 açmasak da olur. Geldik'

Muavin
Bir kamyonun soförü Nevsehirli, muavini de Kirsehirli'ymis. Bir gün kamyona 6 metre yüksekliginde yük yükleyip yola çikmislar. Bir süre sonra yüksekligi 5 metre olan bir köprünün altindan geçeceklermis. Kirsehirli muavin saga sola bakinmis, Nevsehirli soföre 'Trafik polisi yok, geç agbi' demis

Ayakkabi
Bir Kirsehirli ayakkabi almak için magazaya gitmis. Denedigi ve begendigi ayakkabilardan birisinin ayagini siktigini söylemis. Magaza sahibi de 'Bir hafta sonra açilir' demis. Kirsehirli, 'Iyi o zaman, ben bir hafta sonra gelip alayim' demis.

Kaplumbagalar
iskoçyada nesli tükenmekte olan dünyanin en uzun ömürlü hayvanlarindan üç kaplumbaga nin canlari sikilmis ve ne yapacaklarini bilmiyorlarmis. Içlerinden biri uzklardaki bir dagi gösterip.
-Hadi biralarimizi da alip su dagin zirvesinde piknik yapalim demis.
-Güzel fikir diye almislar yanlarina soguk biralarini ve yiyeceklerini yola koyulmuslar.dagin zirvezine ulasmak tam yirmi yilda olmus.soluklandiktan sonra içlerinden biri,
-hadiyemegimizi yiyip biralarimizi içelim. demis sofra hazirlanmis ama o da ne?Biralari açmak için açacak getirmeyi unutmuslar.kimin gidecegine kararverirken içlerinden yasi küçük olan -Ben giderim ama bir sartla kimse ben gelinceye kadar yemeklere dokunmayacak.demis ve kabul edildikten sonra yola koyulmus.aradan 20 yil 30 yil 40 yil derken 50 yil geçmis hala gelen yok. içlerinden en yasli olani
-Ben artik yaslandim izin verde bir parça ekmek yiyeyim demis arkadasida tamam demis ve yasli kaplumbaga tam agzina lokmasini götürüp isirdigi esnada karsi taraftaki çalilarin arasinda bir hisirti duyulmus ve birden en küçük kaplunbaga firlamis ve
-Yalancilar. e vallahi gitmeyecegim. demis

Ilk deneyim
Bir gün iki erkek kedi iki disi kediden konusuyorlarmis. Erkek kediler, disi kedilere
-Aksam 11 de bulusup seviselim demisler, disi kediler de kabul etmisler. Bunu duyan bir yavru kedi de
- Abilerim beni de götürün; sevismek konusunda hala hiçbir sey bilmiyorum demis. Erkek kedilerde tamam gel demis demisler ve bulusma yerine gitmisler, disi kedileri beklemeye baslamislar ama saat 11 olmus yoklar, 12 olmus disi kediler ortada yok, 1 olmus hala yoklar.. Sonunda yavru kedi dayanamamis ve
- Abi demis ben biraz daha sevisirsem soguktan ölecem demis.

Sirk
Ruslar, Kirsehir'de gösteri yapmak için bir sirk getirmis.
Sirk gösterilerinin baslamasina kisa bir zaman kala maymun ölmüs. Yenisini getirmeleri mümkün olmadigindan, çare aramaya baslamislar. Sonunda bir Kirsehirli'ye maymun kiyafeti giydirmeye karar vermisler ve hiç konusmamasi için siki siki uyarmislar.
Kirsehirli, kafesine geçip, hoplayip ziplamaya, çocuklarin attiklari fistiklari yemeye baslamis. Kendisini o kadar kaptirmis ki, ziplarken, birden yandake aslan kafesine düsmüs. Can havliyle 'imdaaat' diye bagirmaya baslamis. Aslan, Kirsehirli maymunun kulagina egilip 'Çaktirma lan, sus. Ben de Kirsehirli'yim' demis.

Papagan yumurtasi
Siverekli bir adam hayatinda ilk defa Istanbul'a gider orada burada dolasirken gözüne bir petshop ilisir ve içeri girer.Pet shop'ta hayinda görmedigi ve adini bile duymadigi renkli bir kusa rastlar ve Pet shop sahibine bunun ne oldugunu sorar..
Pet shop sahibi papagani ve özellikleri anlatir, bizim siverekli bu kusu almak istedigini ve köyüne götürüp herkese göstermek istedigini söyler ve fiyatini sorar. Pet shop sahibi yüksek bir rakam söyleyince siverekli okadar parasi olmadigini ama kusu gerçekten almak istedigini söyler.
Pet shop sahibi sivereklileri cok sevdigini bu nedenle ona papagan yerine onun üç yumurtasini verecegini söyler..
Adam üç yumurtayi alip köyüne sevinçle döner,aradan zaman geçer ve yumurtalardan bir serçe, bir kumru ve bir guvercin çikar..
Siverekli cok sinirlenip istanbul yolunu tutar..Pet shop'a çok sinirli girer ve o anda papagan geri zekali geri zekali diye bagirir.. Buna dahada çok sinirlenen siverekli cevap verir belki ben geri zekali olabilirim ama bizim bütün köy de senin orospu oldugunu biliyor..

Islem Hacmi
Yasli borsaci ile genc borsaci parkta sohbet ederek dolasiyorlar. Yasli, gence meslegin puf noktalarini anlatiyor: - Bak evladim. Bu meslekte basarili olmak icin sadece firsatlari degerlendirmek yetmez. Zaman zaman firsatlari da senin yaratman gerekir. Bunun icin surekli dikkatli olman gerekir. Uygun bir yorumla hic umulmadik olaylar bile cok buyuk firsatlara donusebilir. Bak mesela su karsida gordugun taze kopek pisligi sana sadece igrenc bir sey olarak geliyordur. Ama ben eger 'su pislikten bir lokma agzina atarsan sana 1 milyar lira veririm' dersem olay senin acindan nasil da buyuk bir firsata donusuverir degil mi? Yapar misin?' Genc borsaci tabi efendim der. Parmagini pislige daldirir, bir lokma alir yutar. Yasli borsaci cebinden bir milyari cikartir, gence verir. Bir sure yururler, genc dayanamaz sorar: - Hocam, ben size ayni teklifte bulunsaydim kabul eder miydiniz.? Bakin ileride de baska bir pislik var. Bir milyar karsiligi dener miydiniz? Yasli borsaci tabi ki der. O da bir lokma alip yutar. Genc borsaci da cikartir, biraz once kazandigi 1 milyari iade eder. Bir sure sessiz sessiz yururler. Genc yine dayanamaz sorar: - Hocam. Ne sizin cebinizdeki para miktari degisti. Ne de benim cebimdeki. Soyler misiniz biz bu boku niye yedik ? Kurt borsaci cevap verir: - Oyle deme evladim. 2 milyarlik islem hacmi yarattik!!!
Kamplumbaga
Ücra bir koyun ilkokuluna mufettis gelecegi haberi alinir. Bunu duyan tek sinifli ilkokulun tek ögretmeni panikler çünkü çocuklar 2. sinifta olmalarina ragmen çok zor okumaktadirlar. Ögretmen mufettisin gelecegi gün sinifta ufak bir konusma yapar:
"Bakin çocuklar bugün okulumuza müfettis gelecek. Muhtemelen de tahtaya birseyler yazip okumanizi isteyecek. Müfettis tahtaya birsey yazmaya baslarsa hemen bana bakin ben size ne yazdigini anlatirim, siz de okumus gibi yapip söylersiniz."
Çocuklarin aklina yatmis bu tabii. Müfettis gelmis, kisa hosbesten sonra ögretmen çocuklardan birine "Kalk bakalim" demis "Su tahtaya yazdigimi oku" ve baslamis kocaman harflerle "kaplumbaga" yazmaya. Bunu gören ögretmen müfettise çaktirmadan çocuga bir güzel anlatmis ne oldugunu tahtadakinin.
Müfettis: "Oku bakalim oglum ne yaziyor?"
Ögrenci: "Tos-ba-ga"

Enayi
Enayi Bir arastirmaci sabir ve dikkatle çalisarak iki fareye aciktiklari zaman burunlari ile bir zile basmayi ögretti. Üç gün sonra bu farelerden biri digerine söyle diyordu: "Enayiyi amma alistirdik yahu... Her zile basisimizda peynir veriyor"

Sempanze
Kadin bebegiyle otobüse binerken otobüs söförü kendini tutamayip söyle demis:"- Aman tanrim ne kadar çirkin bir bebek..." Kadin sinirle biletini kutuya basmis, en arka tarafa geçmis, bir adamin yanindaki bos yere oturmus. Adam dönüs kadina;"- Özür dilerim. Acaba az önce söförle aranizda ne geçti?"
Kadin: - Büyük bir terbiyesizlik etti. Hakaret...
Adam: - Bir kamu görevlisi insanlara hakaret edemez. Suç teskil eder.
Kadin: - Dogru. Gideyim de sunu bir azarlayayim.
- Merak etmeyin, ben maymununuza gözkulak olurum...

Ögrenci Yurdu
Üniversitede dönemin ilk gününde Rektör yeni gelenleri toplamis, üniversite kurallarini anlatirken sira yurt olayina gelmis. Rektor demis ki
"- Kiz yurtlari erkek ögrenciler için yasak bölge. Erkek yurtlari da kiz ögrenciler için. Yasak bölgede yakalanan kisiye ilk seferinde 20 dolar ceza kesilecek. Ikinci yakalanisinda 60 dolar, üçüncü yakalanisinda da 180 dolar ceza kesilecek. Sorusu olan var mi?"
Arka taraftan bir erkek ögrenci sesi:
- Sezonluk bilet ne kadar?

Süpermen
Iki adam New Yorktaki Empire State binasinin tepesindeki barda oturuyorlarmis. Biri digerine dönmüs:
- Biliyor musun geçen hafta sunu kesfettim; Bu binanin etrafinda öyle kuvvetli rüzgarlar var ki, tepesinden atliyorsun asagi, 10. Kata kadar düsüyorsun, sonra rüzgar o kadar kuvvetleniyor ki seni döndürüp 10.Kat penceresinden içeri atiyor...Barmen bunu duyunca kafasini olumsuz bir sekilde sallamis. Öbür adam demis ki:
- Yahu sen deli misin olacak sey degil su dedigin..
- Yok kesinlikle oluyor denedim ben. Istersen simdi göstereyim sana.
Ve adam kalkmis bardan, gitmis pencereye, yallah atlamis asagi. 10.Kata yakinlasinca birdenbire pencereden içeri dogru kayivermis. Sonra da asansöre binip yukari, bara çikmis. Öbür adam demis ki:
- Yahu gördüm ama bu bir sefer olacak bir seydi bir daha olmaz
- Olur olur bir daha göstereyim bak...
Ve adam yine cumburlop asagi atlamis. Yine 10. kat civarinda rüzgar adami pencereden içeri ativermis. Adam bara dönünce öteki adama deneyip görmesini söylemis. Öbür adam:
- Haydi bakalim. Hakkaten ise yariyor demek. Bir deneyeyim...Demis ve pencereden asagi atlamis. Direk asagi uçarken 11. kati geçmis, 10.kat, 9.kat, 8.kat derkent taakk diye kaldirima yapismis. Yukarida barda barmen birinci adama dönmüs ve:
- Süpermen, içince essogluessegin teki oluyorsun...

Büyülü göl
Bir zenci ormanda yürüyormus. Birden uzaktan gelen garip sesler isitmis :
"Çan Lin Wang, Wung Çon Li..."
Sesin geldigi yöne dogru yürümeye baslamis. Birkaç saniye sonra sesler yine duyulmus :
"Po Mang Fu,Wong Ton Çi...".
Bu arada adam açik bir alana gelmis, bir de bakmis ki mistik görünümlü bir göl var. Az ötede de bir Çinli duruyor. Hemen yanina gitmis ve bu tuhaf seslerin ne oldugunu sormus.
"Haaa" demis çinli, "Bu göl büyülü. Eger bir tas sektirirsen sana atalarinin isimlerini söylüyor. Bak simdi.." ve bir tas sektirmis. Büyülü ses yine duyulmus :
"Wu Lang Çing, Hung Wong Lu..."
Çinli Zenciye "Haydi sen de dene" demis. Zenci bir tas almis ve sektirmis ve ses duyulmus:
- Sem Pan Ze

Kizilderili
Nasa, 1966 yili civarinda aya gidecek Apollo astronotlarini egitmek için kizilderili rezervasyonu sinirlarinda bulunan ve ortami ay yüzeyine çok benzeyen Tuba City e götürmüs. Astronotlar çalismaya baslamis. Acayip görünümlü kamyonlarin arasinda sadece 2 uzay giysili astronot görünüyormus uzaktan. Yakinlarda da yasli bir Navajo çobani ile oglu koyun otlatiyormus. E iki astronot dikkatlerini çekmis izlemeye baslamislar. Bu arada da bazi Nasa personeli onlari farketmis ve yanlarina gelmis. Çoban ingilizce bilmedigi için oglu araciligiyla o iki acaip adamin ne oldugunu sormus. Nasa personeli de "O adamlar aya gidecek astronotlar, egitim yapiyorlar" deyince Çoban çok heyecanlanmis ve astronotlarla aya bir mesaj yollamasi mümkün mü diye sordurmus ogluna. Nasa personeli bunun çok orijinal bir sey olacagini düsünüp bir kosu teyp getirmisler ve adamin mesajini Navajoca teybe kaydetmisler. Mesaj kayidi bitince Nasa personeli çocuktan babasinin mesajini tercüme etmesini istemis ama çocuk reddetmis. Daha sonra Kizilderili rezervasyonunda birçok kisiye yanasmislar, her biri önce "Cik cik cik" demis sonra da mesaji tercüme etmeyi reddetmis. Ama en sonunda eline para sikistirilinca bir genç yasli adamin mesajini tercüme etmis:
- Bu heriflere dikkat edin, topraklarinizi çalmaya geldiler
Microsoft & General Motors
Bu gerçek bir olay. Geçmis yillardaki bir COMDEX bilisim fuarinda Bill Gates Bilgisayar endüstrisi ile araba endüstrisini kiyaslarken "Eger General Motors araba teknolojisini bilgisayar teknolojisi kadar geliismis tutsaydi, hepimiz 25 dolara satin alinabilen ve bir litre benzinle bin kilometre yapan arabalar kullaniyor olurduk" demesiyle baslamis. Bunun üzerine General Motors bir basin bildirgesi hazirlamis ve bu bildirge General Motorsdan bay Welch tarafindan okunmus. Eger General Motors teknolojiyi Microsoft gibi gelistirseydi su karakteristiklerde arabalar kullaniyor olurduk:
- Yol çizgilerinin her boyanisinda yeni araba almak zorunda kalirdiniz
- Arabaniz anayolda yoktan yere sik sik stop ederdi, siz de bunu dogal kabul eder, arabayi yeniden çalistirir ve yolunuza devam ederdiniz
- Çogu zaman manevra yaparken arabaniz stop eder ve tekrar çalismazdi ve siz de motoru yeniden taktirmak zorunda kalirdiniz. Her nedense bunu da dogal kabul ederdiniz.
- Macintosh günes enerjisiyle hareket eden, iki kat daha güvenilir, bes kat daha hizli, iki kat daha kolay kullanilan bir araba yapardi, ama bu araba Microsoft tekelinden dolayi yollarin ancak yüzde besinde gidebilirdi.
- Yag, Isi, Benzin ve Sinyal göstergelerinin yerini tek bir "Genel Araba Hatasi" göstergesi alirdi
- Kaza aninda Hava Yastigi açilmadan önce sorardi: "Emin misiniz?"
- Eger yeni bir araba almaya gücünüz yetmezse arkadasinizinkini ödünç alip kopyalardiniz
- Yeni bir araba aldiginizda çalismaya baslamasi için bir hafta boyunca atesleme sistemi ayarlariyla ugrasmaniz gerekirdi
- Eger bir kaza geçirseydiniz, nasil oldugu hakkinda en ufak bir fikriniz olamazdi
- Microsoft arabalarina koyacagi, ama diger arabalarda çoktandir olan "Yeni" özelliklerle ilgili tantana yapardi

3 Zarf
Sirkette eski genel müdür kovulmus, yeni bir genel müdür atanmisti. Eski müdür görevi devrederken, yenisine tavsiyelerde bulundu ve 3 adet zarf verdi. Her biri numaralanmisti. Eski müdür yenisine ileride her basi sikistiginda bir zarfi açmasini söyledi. Ve yeni müdür ise basladi. Alti ay isler yolunda gitti. Fakat sonra satislar birdenbire düstü. Ne yapacagini bilemeyen yeni müdür, en sonunda 1. zarfi açti. Zarfta söyle yaziyordu:
- Kendinden önceki müdürü suçla... Yeni müdür hemen bir basin toplantisi ayarladi ve sorunlar için kendinden önceki müdürün politikalarini suçladi. Basin ve borsa bu açiklamalara olumlu bakti, sirket hisseleri toparlandi, bu arada da satislar düzeldi... Isler bir süre daha yolunda gitti. Fakat sonra üretim sorunlari çikti. Önceki olaydan tecrübeli yeni müdür gecikmeden 2. zarfi açti. zarfta su yaziyordu:
- Sirketi yeniden organize et. Yeni müdür reorganizasyonu uygulamaya koydu, sorun çözüldü. Bir süre sonra isler yine bozuldu. Yeni müdür kosa kosa gitti ve 3. zarfi açti:
- 3 zarf hazirla...

__________________

Mesaj, Bу Gєnєяαl tarafından (04.11.2007 Saat 04:28 ) değiştirilmiştir..
Bу Gєnєяαl isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 04.11.2007, 03:46   #2
тüякσ
 
Üyelik tarihi: 21.02.2007
Nerden: İzmir
Mesajlar: 2.375
Tecrübe Puanı: 2 Bу Gєnєяαl
Standart

İddia
Nasreddin Hoca, bir gün esegiyle odun getirir. Hava da cok sicak oldugundan hem kendisi hem esegi kan ter içinde kalirlar. Hoca odunlari indirir, yerlestirir. Karisina:
- Hatun, esek cok yoruldu, onu bir yemleyiver, diye seslenir.
Karisida o gün yorgun oldugundan:
- Efendi, benim isim var, sen yemleyiver, der.
Hoca sicaktan iyice bunalmis vaziyette kendini minderin üzerine atar.
- Olmaz! Hiç halim yok, veremem, sen ver der.
Esegin yemini sen vereceksin ben verecegim derken is kizisir. Epeyce tartisirlar. En sonunda Hoca:
- Pekala! Öyleyse aramizda bahse tutusalim. Kim önce konusursa esege o yem versin. Anlastik mi? der.
Karisi teklifi kabul eder. Ikisi de birer köseye çekilirler. Az sonra kadin, el isini alarak komsuya gider. Hoca birsey diyemez. Aradan biraz zaman geçer. Eve bir hirsiz girer. Hoca'yi görünce kaçacak olur. Ama Hoca'dan hiç ses ve tepki gelmedigini anlayinca kaçmaktan vazgeçer. Ortalikta ne var ne yoksa koca bir çuvala doldurur. Hoca'nin gözleri önünde çuvali yüklenerek evden çikar. Karisi epey zaman sonra eve girip evin halini görür. Esyalarin yerinde yeller esmektedir. Telasla:
- Bu ne hal? Efendi! diye çiglik atar.
Hoca yattigi yerden dogrularak:
- Haydi bakalim Hatun, bahsi kaybettin. Esegin yemini sen vereceksin! der.

Mutlu Bebek
Iki gey birlikte yasamaktadir. Her sey çok iyi gitmekte oldukça iyi geçinmektedirler. Sonunda evlenmeye karar verirler. Evlilikleride oldukça mutludur ancak tek bir dertleri vardir oda çocuk sahibi olamamak. Bu onlari yiyip bitirmektedir. Birgün akillarina bir fikir gelir kiralik bir anne bulacaklar spermlerini birlestirerek mikroenjeksiyon yöntemi ile hamile birakacaklardir. Operasyon gerçeklesir ve bebeklerinin dogumunu beklemeye baslarlar. Dogum günü gelmistir ve her ikiside heyecanla hastane koridorunda beklemektedir. Sonunda hemsire gelir ve
-"müjde nur topu gibi bir oglunuz oldu" diyerek mutlu haberi verir. Çok heyecanlanan gey ler bir an önce bebeklerini görmek isterler ve yeni dogan bebeklerin oldugu bölüme hemsire ile birlikte giderler. Fakat bütün bebekler feryat figan aglamakta ancak bir bebek mutluluktan uçarcasina gülücükler atmaktadir. Heyecanla hemsireye bebeklerinin hangisi oldugunu sorduklarinda hemsire
- "gülen bebek sizinki" der. Sasiran geyler "nasil olur bütün bebekler aglarken bizim bebegimiz gülüyor" hemsire
- "kiçindaki dereceyi çekeyim siz ozaman görün aglamak nasil oluyor."

Merakli Deve
Genç deve annesine sormus
-"Anne niye bizim ayaklarimiz bu kadar büyük?"
Anne cevap vermis:
-"Çölde kuma batmamak için."
Genç deve tekrar sormus:
-"Peki kipiklerimiz niye bu kadar gür.
Anne tekrar cevap vermis:
-"Çölde kum firtinalarinda kum kaçmasin diye."
Meraki yatismamis olan genç deve bir soru daha sormus:
-"Bizim niye hörgüçlerimiz var."
Anne deve sabirla yanitlamis :
-"Çölde çok uzun süre susuz idare edebilmek için suyu hörgüçlerimizde depolariz."
Sonunda dayanamayan genç deve sormus :
-"Peki bizim bu hayvanat bahçesinde ne isimiz var?"

Kirsehirli Muavin
Bir kamyonun soförü Nevsehirli, muavini de Kirsehirli'ymis. Bir gün kamyona 6 metre yüksekliginde yük yükleyip yola çikmislar. Bir süre sonra yüksekligi 5 metre olan bir köprüden geçeceklermis. Kirsehirli muavin saga sola bakinmis, Nevsehirli soföre "Trafik yok, geç agbi" demis.

Yolunacak Kaz
Cok soguk bir kis gunu padisah, tebdil'i kiyafet gezmeye karar vermis.Yanina basvezirini alip yola cikmis. Bir dere kenarinda calisan yasli bir adam gormusler.. Adam elindeki derileri suya sokup, doverek tabakliyormus. Padisah, ihtiyari selamlamis.
" Selamunaleykum ey pir'i fani..."
" Aleykumselam ey serdar'i cihan..." Padisah sormus.
" Altilarda ne yaptin ?"
" Altiya alti katmayinca, otuz ikiye yetmiyor..." Padisah gene sormus.
" Geceleri kalkmadin mi ?"
" Kalktik...Lakin, ellere yaradi..." Padisah gulmus.
" Bir kaz gondersem yolar misin ?"
" Hem de ciyaklatmadan..." Padisahla basvezir adamin yanindan ayrilip yola koyulmuslar. Padisah basvezire donmus.
" Ne konustugumuzu anladin mi ?"
" Hayir padisahim..." Padisah sinirlenmis.
" Bu aksama kadar ne konustugumuzu anlamazsan kelle ni alirim." Korkuya kapilan basvezir, padisahi saraya biraktiktan sonra telasla dere kenarina donmus. Bakmis adam hala orada calisiyor..
" Ne konustunuz siz padisahla..." Adam, basveziri soyle bir suzmus.
" Kusura bakma. Bedava soyleyemem. Ver bir yuz altin soyleyeyim.." Basvezir, yuz altin vermis.
" Sen padisahi, serdar'i cihan, diye selamladin. Nereden anladin padisah oldugunu.."
" Ben dericiyim. Onun sirtindaki kurku padisahtan baskasi giyemezdi.." Vezir kafasini kasimis.
" Peki, altilara alti katmayinca, otuz ikiye yetmiyor ne demek..." Adam, bu soruya cevap vermek icin de bir yuz altin daha almis.
" Padisah, alti aylik yaz doneminde calismadin mi ki, kis gunu calisiyorsun, diye sordu. Ben de, yalnizca alti ay yaz degil, alti ay da kis calismazsak, yemek bulamiyoruz dedim." Vezir bir soru daha sormus...
" Geceleri kalkmadin mi ne demek ?" Adam bir yuz altin daha almis. " Cocuklarin yok mu diye sordu..Var, ama hepsi kiz. Evlendiler, baskasina yaradilar, dedim..." Vezir gene kafasini sallamis.
" Bir de kaz gonderirsem dedi, o ne demek..." Adam gulmus.
" Onu da sen bul..."

Borsa
Köylünün biri essegini satmaya karar vermis.50 milyon fiyat biçmis. Herkes itiraz etmis bu yüksek fiyata. Derken baska bir köylü razi olmus ve satin almis. Satan köylünün aksam gözüne uyku girmemis, demek ki var bir hikmeti de essegi satin aldi demis. Ertesi sabah sattigi kisiye gidip 75 milyon teklif etmis. Tekrar satin aldigi essek bu sefer diger köylüyü rahatsiz etmis. Sabahi sabah edip ilk sahibine 125 milyon verip tekrar almis. Bu böyle devam etmis.
-Birgün meydanda müthis bir kalabalik bagira bagira bir essegin etrafinda toplanmislar. Bir yabancinin dikkatini çekmis ve essegin fiyatini sormus; 995 milyon cevabini alinca: Olur mu be! En fazla 20 milyon eder demis. Bir Köylü hemen itiraz etmis:
-Abi sen ne diyorsun!Var ya bu essek 1 Milyar direncini geçti mi 1.5 Milyara kadar yolu var...

Oscar
Atlas Okyanusu'nda giden geminin kaptani gemide olan bütün herkesi güverteye çagirmis. Herkes gelince
-Size bir iyi bir kötü haberim var.
Önce hangisini söyliyeyim.
Herkes: "Iyi" demis.
-13 dalda oscar kazanacagiz.
Güvenilmez
Adamin biri gazetedeki is ilani üzerine gelmis ve sirasi gelince görüsmeye girmis.
Is ilaninda üniversite mezunu, iyi fransizca konusan, pazarlama konusunda tecrübeli bir yönetici arandigi yaziyormus.
- Hosgeldiniz, hemen baslayalim. Hangi üniversite mezunusunuz?
- Üniversite mezunu degilim.
- Öyle mi? O zaman yabanci dilinize güveniyor olmalisiniz.
- Yabanci dil bilmem.
- Demek bilmiyorsunuz. O zaman tecrübenize güvenerek geldiniz.
- Pazarlama konusundan anlamam.
- O zaman niye geldiniz canim kardesim ?
- Bu iste bana güvenmeyin. Onu demeye geldim.

Penguenler
Alaska'da bir bardan içeri iki Ingiliz girmisler ve içki söylemisler. Bir süre sonra bir tanesi barmene
- Buralarda siyah kadin bulunur mu ?
- Hayir, bulunmaz elbet.
- Peki buralarda siyah beyaz kadin bulunur mu ?
- Bulunmaz tabi
Bunun üzerine Laz arkadasina dönerek :
- Sanirim dün gece iki penguenleydik.

Mezarlik?
Iki kisi arkadasi konusuyorlarmis :
- Nasil, is bulabildin mi ?
- Elbette, altimda 1500 kisi çalisiyor.
- Vay canina ! Ne isi bu ?
- Mezarlik bekçisiyim.

Sizin Kizdan Ne Haber?
Iki aile varmis ve her iki ailenin de birer kiz çocugu varmis. Birgün misafirlikte sohbete baslamislar;
-Eee sizin kizdan ne haber?..
-Valla iste ne olsun biliyorsunuz ise girdi geçen sene. Basini kasiyacak vakti yok. Ilk baslarda geceleri fazla mesai yapiyordu. Sonra hafta sonlari da çalismaya basladi. Patronu çok sevmis her isi ona veriyormus. Derken Ankara seyahatleri basladi. Bizimki çanta sekreter gibi patron nereye o oraya. Sonra Paris seyahatleri filan en sonundabu is böyle olmayacak dediler, patronu ev tuttu. Deli gibi çalisiyor evladim. Ee, peki sizinki ne alemde?
-Valla bizimki orospu oldu, ben sizin kadar güzel anlatamiyorum...

Cennet-Cehennem Ligi

Bir devrin tüm en klas futbolculari cennette toplanmislar. Cennetin bas melegide futbola çok merakliymis. Seytani çagirtmis ve :
-Cennetle cehennem arasinda bir maç düzenleyelim ne dersin?
-Bosuna oynamayalim, biz kazaniriz, demis seytan.
-Olur mu en iyi futbolcular bizde. Ne kadar da kötü futbolcu varsa sizde. Seytan seytanca gülümsemis ve :
-Ama bütün hakemler de bizde.

Müsrif

Salamon be! Benim hanim çok müsrif, para yetismiyor. Inanamazsin, Pazar günü benden 200 frank istedi, Pazartesi 300, Sali 400, Çarsamba 500, Persembe 800, dün de 1000 frank!..
- Acidim sana be Mison. Nereye harciyor bu kadar parayi?
- Ne bileyim ben, verdigim yok ki...

Bizi de Uyandirir misiniz?

Adam otele gelip resepsiyona kaydini yaptirirken görevli sordu :
- Sabah sizi kaçta uyandirmamizi istersiniz? Adam basini salladi :
- Hiç geregi yok. Ben her sabah saat beste kendim uyanirim. Resepsiyonda ki görevlinin yüzü güldü :
- Aman ne iyi. Lütfen uyandiginiz zaman bizi de uyandirir misiniz?..

Iran Halisi

Kadinin biri pahali halilar satan bir dükkana girer.. ve ilk bakista çok begendigi bir iran halisina dogru yönelir. Haliya daha yakindan bakmak üzere yere dogru egildiginde istemeyek sesli bir sekilde gaz kaçirinca çok utanir ve hemen kimse duydumu diye etrafina bakinir ve arkasinda duran saticiyi görünce konuyu unutturmak için aceleyle adama
-Bu Iran halisi kaç para? diye sorar. Satici gayet piskin söyle yanit verir.
- Valla hanimefendi, haliya sadece bakmakla osurduguna göre fiyatini duysan ziçarsin.

Masum Seytan
Bir gün seytan büyük bahçeli koskoca bir malikaneye girmis. Merdivenleri çikmis. Bir kuzu görmüs. Kuzunun boynunda bir ip varmis. Seytan ipi çikarmadan sadece biraz gevsetmis. Kuzu malikenenin önünde bulunan aynayi görmüs. Sasirinca bir hamle yapip aynayi kirmis. Çikan gürültüye evin hizmetçisi gelmis. Sen naaptin? ben simdi burayi nasil temizliycem. Evin beyi bunu duyunca kesin beni kovar demis ve kuzuya bir tekme atmis. Kuzu merdivenlerden düsünce ip yetmemis ve kuzunun boynunu kesip onu öldürmüs. Bu sirada evin usagi gelmis. Neler oldugunu sormus. Kadin anlatinca bunu nasil yaparsin. Bey simdi ikimizi de kovucak. O kuzu onun için çok degerliydi demis. Ve hafifçe kadini itmis. Kadin dengesini kaybetmis ve merdivenlerden düsüp boynunu kirmis. Sesi duyunca evin hanimi gelmis. Olanlari ögrenince sinirlenmis. Tam usagi dövmek için usaga yaklasirken usak lütfen beni bagislayin ve beni kovmayin diyerek diz çökmüs. Usagin üstüne hizla gelen kadin ise ona çarpip merdivenlerden yuvarlanmis ve ölmüs. Evin beyi gelip de olanlari dinleyince belinden silah çekip usagi vurmus. Sonra kendi kendine eyvah ben ne yaptim? bir kuzu, aynanin kirilmasi ve sevmedigim karim için elimi kana bulamaya, katil olmaya degermiydi? demis ve silahi çekip bir kursunda kendine sikmis. Bütün bu olanlari bir kenardan izleyen seytansa siritarak "Ben hiç bisey yapmadim ki. Sadece aciyarak kuzunun boynundaki ipi gevsettim, o kadar..." demis...

Alis-Veris
Eski Istanbul'da bir yaptigi veresiye alis verislerde pek borcunu ödemeyen bir memur varmis. Bir gün bir alisveristeyken çarsiyi denetleyen belediye baskani adi Mehmet olan bu adama da hal hatir sormus:
- Ooo Mehmet Efendi nasilsin?
- Iyi alis veris yapiyorum. Bu cevap üzerine agzi Mehmet Efendi'den yanan dükkan sahibi hemen atilmis:
-Vallahi efendim su ana kadar yalnizca aldi. Çok sükür daha bir sey verdigini pek görmedik.

__________________

Mesaj, Bу Gєnєяαl tarafından (04.11.2007 Saat 05:29 ) değiştirilmiştir..
Bу Gєnєяαl isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 04.11.2007, 03:48   #3
тüякσ
 
Üyelik tarihi: 21.02.2007
Nerden: İzmir
Mesajlar: 2.375
Tecrübe Puanı: 2 Bу Gєnєяαl
Standart

BOZULDU
Temel' e ikramiyeden büyük miktarda para çikar ve imajini degistirmek ister.
Ilk önce gözlük
almaya karar verir.Gözlükçüden kaliteli bir gözlük ister,gözlügü takar ve fiatini
sorar 10 Milyon cevabini alinca bu gözlük yakismadi diyerek baska gözlük dener fiati
sorar 100 Milyon lafina da karsilik yakismadigini soyler.Gözlükçü çelik kasa da sakli
dünyada benzeri olmadigini söyledigi gözlügü çikarir. Temel gözlügü takar hosuna gider.
Çünkü gözlükçü karsisinda çiplak durmaktadir.Etrafina bakar tüm insanlar çiplak
gözükmektedir.Gözlügü 100 Milyar'a satin alir evin yolunu tutar Fadimeye hava atacaktir.
Eve girince köyden hemserisi Dursun misafir gelmistir fakat Fadime ile Dursun'u çiplak
görmektedir.gözlügü çikarir yine çiplak görmektedir.Gözlügü takar çiplak,çikarir çiplak
sinirlenip gözlügü ayaklarinin altina alir kodumun gözlügü ne çabuk bozuldu der.

BAK AKILLANDIN
hoca yolculuk sirasinda mola verip bir hana girer, bu sirada hana bir baska yolcu
daha girer ve ikisi birden hancidan yiyecek birseyler isterler. Fakat hanci yiyecek
olarak sadece bir balik oldugunu söyler ve bunu paylasmalarini önerir. Bunun üzerine
hoca 'ben baligin sadece basini yiyecem' der. Hanci bunun nedenini sorar, hocada
'balik basi zekayi arttirir,balik basi yiyen insan akilli olur' der. Bunun üzerine
diger yolcu hemen atilir ve hocaya 'balik basini niye sen yiyeceksin, ben yemek
istiyorum' der. Hoca da itiraz etmez ve baligin koca gövdesini hoca yer ve bir güzel
karnini doyurur, diger yolcu ise sadece baligin basini yer ve sonra hocaya seslenir
'sen koca gövdeyi yedin karnini doyurdun ben sadece kafayi yedim aç kaldim ' der Hoca
da bunun üzerine sunu der 'Bak nasil akillandin'
BORSACI
Kurt borsaci genç borsaciyi yanina almis, isin inceliklerini anlatiyor. Bütün önemli konular gibi, bu konu da parkta yürüyüs yaparken konusuluyor.
Yasli kurt anlatiyor:
- Durumu degerlendirirken, kafanda ne kadar risk karsisinda ne kazaniyorum hesaplarini Iyi yapacaksin... Mesela bak suraya bir köpek pislemis, normalde igrenç ama sana "parmagini degdir ve yala, karsiliginda bir milyar veririm" dedigimde bir firsat sekline dönüsür degil mi?
- Elbette.
- Haydi bakalim, bir milyar veriyorum parmagini degdir ve yala.
Genç denileni yapar, ihtiyar kurtun aninda saydigi bir milyari cebe atar, yürüyüs devam eder.
- Peki ben size bir milyarinizi geri almaniz için su köpek pisligine parmaginizi degdirip yalamanizi söylesem...
Yasli kurt hemen yapar ve bir milyari geri alir.
Yan yana yürümeye devam ederler...
Genç: - Ceplerimizdeki para ayni, ikimizin de agzinda köpek pisligi tadi var. Ne fark etti?
Yasli kurt: - Öyle deme; iki milyarlik islem hacmi yarattik!

Aganin Ayricaligi
Irgat kosa kosa agasinin yanina gelir;
-Agam aksam rüyamda seni gördüm
-Hayirdir len nasil gördün?
-Ikimizde ayni uçakta seyahat ediyorduk.
-Eeee
-Sonra uçak ariza yapti ve düstü.
-Hayirdir insallah,ne oldu sonra?
-Ben bok çukuruna, sen de bal çukuruna düstün.
-Olacak di mi o kadar fark. Agaligim rüyada bile belli olmus.
-Sonra birbirimizi yalaya yalaya temizledik.

Kolkola
Hayvanat bahçesinde iki ahtapot kollarini birbirine sarmis dolasiyorlardi.Erkek ahtapot egildi hafif bir sesle disi ahtapotun kulagina fisildadi:
-Ne güzel bir gece degil mi sevgilim?...Mehtap,yildizlar,sen,ben...Ve bu güzel gecede seninle ikimiz böyle kolkola kolkola kolkola kolkola kolkola kolkola kolkola kolkola kolkola dolasiyoruz...

Renk insani degistirir
Amerika'da bir fuar açilmisti. Fuarda zencileri beyaza dönüstüren bir makine tanitiliyordu. Denemek 10 dolardi. iki zenci fuari gezerken bu makineyi gördüler ve denemeye karar verdiler. Birinin 11 dolari digerinin ise 9 dolari vardi. 9 dolari olan arkadasina dönüp
-Sen 1 dolarini bana ver. Gidip birlikte beyaz olalim. dedi. Arkadasi ise :
-Dur! Önce ben gireyim, deneyeyim. Eger memnun kalirsam sana 1 dolarimi veririm. Sen de beyaz olursun. dedi.
Anlastilar. Zenci gidip makineye girdi ve bir süre sonra beyaz olarak çikti. Disarida kalan zenci duruma çok sevinmis olarak arkadasinin yanina gidip :
-Hadi dedi. 1 dolari ver ben de beyaz olayim.
-Hadi oradan pis zenci!

Topun Hacmi
Bir matematikçi, bir fizikçi ve bir mühendise bir kirmizi top verip bunun hacmini nasil bulacaklarini sormuslar. Matematikçi, bir mezura ile etrafini ölçüp formülle yariçapini hesapladiktan sonra diger bir formülle yariçapindan hacmini bulacagini söylemis. Fizikçi ise topu suya batirip yer degistiren suyun hacmini ölçerek topun hacmini bulabilecegini söylemis. Top son olarak mühendisin eline verilmis, mühendis topu söyle biraz çevirip bakmis ve sonra: "Bana kirmizi toplar katalogunu bulun"

Teknoloji
Bir Türk, Japon arkadasinin daveti üzerine Japonya'ya gidiyor. Birkaç gün gezdikten sonra arkadasi onu çalistigi fabrikaya götürüyor. Teknoloji muazzam. "Bak !", diyor Japon : "Burada robot yapiyoruz. Su Robotlar ögle yemegini hazirlar ve getirir. Sunlar bebek bakar. Sunlar araba bile kullanir." Bizim Türk vatandasi hayretler içinde kalir. Dolastikça gözleri fal tasi gibi açilir. Japonya'dan ayrilirken arkadasi Türkiye'ye mutlaka gelmek ve teknolojisini görmek istedigini söyler. Ve o gün gelir. Fakat bizim Türk nereyi gezdirecegini bir türlü bilemez. Düsünür ne göstermelide altinda kalmamali Japonyada gördüklerinin. Aklina hamam gelir. Japon ne anlar Türk Hamamindan. Alir götürür. Japona ilginç gelir: "Ne oluyor burada?" "Biz burada insan yapiyoruz." " Sahi mi?" der Japon. Bir odanin kapisini açarlar. Içeride tellak bir adamin kolunu ovmaktadir. "Bak der bizimki, burada kollar monte ediliyor." " Bir baska odada bacak ovulmaktadir. "Buradada bacaklar takiliyor." Japon bu sefer hayrette. Diger odanin kapisini açarlar. Içeride bir kadinin üstünde bir erkek is üstünde. Japon sorar : "Peki burada ne oluyor." "Burada montaj bitmis delikler açiliyor."

Emektar
Adamin biri sabah uyaninca o gün 90 yasinda oldugunu hatirlamis. Yavas yavas yataktan kalkarken gözü ayaklarina ilismis "sevgili ayaklarim" demis, "Bugün 90 yasina girdik. Bu kadar sene beni istedigim yere götürdügünüz, bu yasima sizinle girdigim için bahtiyarim, sizlere çok tesekkür ederim, nice seneler dilerim."
Sonra dizlerine dikkat etmis "Sevgili dizlerim, bugün 90 yasina girdik. Bu kadar sene beni tasidiniz,"bükül" dedim büküldünüz, çömel dedim çömeldiniz, bu yasima sizinle girdigim için sükür ediyorum. Sizlere çok tesekkür ederim, nice seneler dilerim"
Sonra gözü biraz daha yukari kaymis "Eee emektar" demis "Eger sende yasasaydin bu günümüzü birlikte kutlayacaktik."

Sinekler
Dokuz yasindaki oglan cocugu elinde raket, gözünü pencere camina konmus çiftlesmekte olan sineklere dikmis..
- "Anneee!!" diye cagirmis.. "Sineklerin erkegi olur mu?"
Anne bu masum sorudan kuskulanmadigi için "Olur yavrum.." cevabini verince, oglan sorusunu ikilemis
- "Peki sinegin disisi olur mu?"
Kadin o zaman sorularin çetrefilli bir yere gidecegini sezip, yan çizmis
- "Olmaz evladim.."
Oglan aradigi cevaplari alinca elindeki raketi hirsla sineklerin üzerine yapistirmis.
"Ibneler!"

Haremagasinin Intikami
Ahmed sarayin hizmetkarlarindan biri.. Yillardir Kraliçeyi görür ve onun gögüslerine hayran olurmus.. Artik bir saplanti halini almis Kraliçenin gögüslerine dokunmak, öpmek.. Tüm cesaretini toplayip haremagasina açilmis..
"Bana sultanin memelerini koklat.. Ömür boyu biriktirdigim bin altin senin" demis.. Harem agasinin akli yatmis bu karli ise..
Kenar mahallelerde tanidigi bir simyaci, büyücü karsimi bir kadin varmis.. Ona gidip bir losyon hazirlatmis ve bu losyonu, sultanin o gün banyodan sonra giyecegi korsaya iyice sürmüs.. Sultan çiplak tenine korsayi takinca, losyon etkisini hemen göstermis. Memeleri yangin yeri gibi yanmaya baslamis.. Saray doktorlari merhemlerle, ilaçlarla çare bulamamislar.. Sultan acidan, kasintidan, yanmadan ölecek.. Harem agasi ortaya çikmis ve padisaha "Saray hizmetkarlarindan Ahmet, derdinize derman olabilir. Onun salyasi, herseye iyi geliyor. Tek çare, Ahmed'in dili.. Kraliçemizi ancak o kurtarir, eger izin verirseniz" demis.. Padisah çaresiz çagirmis Ahmed'i hareme.. Ahmed bir saate yakin sultanla yalniz kalip muradina ermis... Ne var ki söz verdigi halde 1000 altini harem agasina vermeye yanasmamis.. "Bu olayi açiklarsan ikimizin de kellesi gider. Bunu göze alamazsin.. Hadi bakalim, çek arabani" demis, haremagasina.. Çok kizmis harem agasi.. Öyle kizmis ki.. Ertesi gün ayni yakici losyonu padisahin, banyodan sonra giyecegi donuna iki kat sürmüs..

EN AKILLI ADAM
Bir kesis dünyanin en akilli adamini bulmak için diyar diyar geziyormus sira nasreddin
hocanin köyüne gelmis ve köylülere sormus.
- sizin köyün en akilli adami kim?
demis. Köylülerde:
- nasreddin hoca demis.
bunun üzerine kesis köy meydaninda
hoca ile görüsmeye baslamis ve eline bir çomak almis yere bir daire çizmis, nasreddin
hoca da çomakla daireyi ortadan ikiye bölmüs, kesis bir dogru daha çizerek daireyi dörde
bölmüs,hocada
dörde bölünmüs dairenin üç dilimine çarpi isareti koymus,kesis
elleriyle asagidan yukariya dogru hareket yapmis,hocada yukaridan asagiya yapmis ve kesis
büyük bir hayranlikla hocayi tebrik etmis.
Olup bitenden bir sey anlamayan halk kesise ne oldugunu sormus kesisde :
- Bu adam gerçekten dünyanin en akilli adami, yere dünya çizdim
o ortadan ekvator geçer dedi,ben dünyayi dörde böldüm o da dört de üçü sudur dedi,ben
yerden buharlasma sonucunda ne olur dedim o da yagmur yagar dedi.
Bu sefer hocaya neler oldugunu sorar halk hoca da:
- Bu adam oburun biri, yere bir tepsi baklava çizdi ben de yarisi benim dedim, daha sonra
tepsiyi dörde böldü o zaman dört de üçü benim dedim, o da tepsi altindan atesi
hafif hafif
almali dedi ben de üstüne findik fistik ekelersek daha iyi olur dedim.

TED AMCA
Amerika'da bir ilkokulda ögretmen çocuklara evde ders alinabilecek bir hikaye
yaratmalarini,
ertesi gün sinifta okuyacaklarini söylemis. Ertesi gün çocuklar hikayelerini anlatmaya
baslamis. Ilk sirada küçük Suzi varmis. Baslamis anlatmaya:
Bizim çiftligimiz var. Bir gün babamla yumurtalari topladik, bir sepete koyduk. Arabayla
giderken bir tümsekten geçtik, sepet devrildi ve yumurtalarin hepsi kirildi." Ögretmen
- Güzeel. Peki bu hikayeden alinacak ders nedir?
- Bütün yumurtalari ayni sepete koyma.
- Aferim çok güzel. Lily sira sende.
Küçük Lily tahtaya kalkmis ve anlatmaya baslamis:
- Bizim de bir çiftligimiz var. Babam yumurtalardan civciv çikmasi için onlari kuluçka
makinesine koyar, geçen hafta 12 yumurta koydu. 12 civcivi olacagini saniyordu, ama
sadece 8inden civciv çikti.
- Eveeet. Peki burdan alinacak ders nedir?
- Tavuktan çikmamis yumurtalari sayma
- Aferim bu da çok güzel. Billy, sira sende
Küçük Billy tahtaya kalkmis ve anlatmaya baslamis:
- Amcam Ted Vietnam Savasina katilmisti. Bir gün helikopterle bir göreve giderken
helikopter vurulmus. Ted Amcam helikopter düsmeden elinde bir makinali tüfek, bir
kasatura ve bir sise bira ile atlamayi basarmis. Parasütüyle yere inerken yolda birayi
içip bitirmis. Inince mermisi bitene kadar makinali tüfegiyle 70 kisiyi haklamis. Sonra
kasatura kirilana dek onunla 20 kisiyi halletmis. Sonra da son 10 kisiyi de silahsiz
bitirmis.
- Böyle korkunç bir hikayeden alinacak ne ders olabilir?
- Içerken Ted Amcama bulasmayin...

SPIKER
Temel dünya turuna çikar ve yolu Canada'ya da düser. Kirk yilda bir Karadeniz'de hamsi
avlamaktan daha degisik bir firsat çiktigini düsünerek buz tutmus bir gölde, buzu kirip
balik tutmaya özenir ve ise koyulur. Tam buzu kiracakken, insanin içini titreten bir ses
duyulur:
- Oglum burada balik yok!
Temel az öteye gidip tekrar buzu kiracakken ses yine gürler,
- Burada balik yok dedim sana...
Temel'in eli ayagi titreyerek seslenir:
- Tanrim, sen misun yoksa?
Ses yeniden duyulur,
- Hayir oglum, ben buz hokeyi stadinin spikeriyim

DÖNMEYIZ
Temel ile Dursun bir aksam otobanda iki sarisini arabalarina almislar ve issiz, kuytu
bir yere gitmek için basmislar gaza...
Yarim saat sonra gidecekleri yere
yaklastiklarinda sarisinlardan biri der ki :
- Simdiden söyleyelim, biz dönmeyiz.
Temel kendinden emin bir sekilde cevap verir :
- Valla bu kadar geldikten sonra biz de dönmeyiz.

__________________

Mesaj, Bу Gєnєяαl tarafından (04.11.2007 Saat 04:29 ) değiştirilmiştir..
Bу Gєnєяαl isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 04.11.2007, 03:51   #4
тüякσ
 
Üyelik tarihi: 21.02.2007
Nerden: İzmir
Mesajlar: 2.375
Tecrübe Puanı: 2 Bу Gєnєяαl
Standart

HANGI LASTIK
Dört universite ogrencisi sabahleyin uyanamayarak matematik finalini
kacirirlar, sinav ertesinde hocalarini yakalayip, zarzor bindikleri
arabanin
lastigi patladigi icin sinavi kacirdiklarina ikna ederler.
Kadin, yalvarmalarina dayanamayarak, bu dört arkadasa sinavi 3 gun
sonra yapacagini soyler.
Sinav gunu geldiginde, matematik hocasi bizim dortluyu sinifin dört
kosesine
oturtur. Finali gecmek icin de en az 50 almak lazimdir, sinavda da 5
soru
vardir. Sayfanin onundeki 4 matematik sorusu basit sorulardir ve her
biri 10
puanliktir.
Kagidin arkasindaki soru ise 60 puanliktir ve de soru aynen soyledir
Hangi lastik patladi ??

BEN ASTIM
Jim ile Mary akil hastanesinde iki hastadir. Birgun hastanenin yuzme havuzunun etrafinda
dolasirken Jim aniden suya atlayip en dibe batar. Bunu goren Mary hemen ardindan atlar ve
dibe kadar yuzup Jim'i kurtarir. Tabii Mary'nin bu kahramanca davranisi hastanede olay
olur. Bunu duyan bashekim de Mary'nin artik iyilestigini dusunup, hastaneden derhal
taburcu edilmesi emrini verir. Islemler yapilir, belgeler cikartilir, Bashekim ayni gun
Mary'nin yanina gider:
-Mary, sana bir iyi bir de kotu haberim var. Iyi haberim, yaptigin kahramanca davranistan
oturu anladik ki akli dengen tamamen yerinde ve boylece hastanemizden taburcu oluyorsun.
Kotu habere gelince, kurtardigin hasta, Jim, intihar etmis. Az once odasinin banyosunda
kendisini asmis bulundu.
Mary gayet sakin yanit verir:
-O intihar falan etmedi ki. Ben onu astim kurusun diye.

BACAK
Biyoloji dersinden yapilacak sinav için siniftaki herkes acayip çalismis,
notlar, kopyaliklar havada uçusmus. Daha sonra sinavin yapilacagi gün
gitmisler bir de bakmislar, ortada kagit kalem yok sadece sira sira
mikroskoplar.
Hoca;
-Bu mikroskop lam'larinda bir böcegin bacagi var, sinaviniz bacagindan böcegi tanimak"
Tabi hemen itirazlar ama fayda etmemis, hoca dedigi dedik. Ögrenciler
mikroskoplarin basina geçmis ama taniyamiyorlar… En sonunda biri dayanamamis,
kapiyi çarpip
çikmis.
Hoca arkasindan seslenmis;
-Kimsin sen, kapiyi çarpip çikiyorsun?
Kapi hafifçe aralanmis ve bacagini uzatmis,
-Tanisana hadi tanisana kim oldugumu…

BIRSEY OLMAZ
Kucuk kiz sinifta Fen Bilgisi dersinde birden parmak kaldiriverdi:
"Ogretmenim ben bisey sormak istiyorum!!"
"Evet seni dinliyoruz..?"
"Benim anneannemin bebegi olur mu???"
Ogretmen tabi cok sasirmis ama "anneanneler bebek yapmak icin
biraz yaslidirlar" diye gülumsemis..
Bizim bidik yine sormus: "Peki annemin bebegi olur mu??"
Ogretmen cevaplamis: "Annelerin bebegi olur ama yaslari
ilerledikce
bebekleri olma ihtimali de azalir"
Derken kucuk kiz "Peki ogretmenim.."demis.. "ya benim bebegim olurmu??"
Ogretmen gulmus: "Canim senin yasin daha cok kucuk, olur mu
oyle sey??"
Bunun uzerine arka siralardan erkek cocuklardan biri
bagirmis:
"BAAAAAK!!! BEN SANA BISEY OLMAZ DEMEMIS MIYDIM".

ALISTIRA ALISTIRA
Istanbul'da üniversitede okuyan genç kiz Ankara'daki babasina telefon etmis:
-"Baba, meraba. Ben Lale...."
-"Ooooo. Güzel kizim benim. N'abersin bakalim?..."
-"Hiç sorma babacigim. Hiç keyfim yok valla..."
-"Hayirdir? Bi sorun mu var?...
Kiz aglamaya baslar; babasi ise üzüntü ve meraktan kafayi yemektedir:
-"N'ooldu kizim? Anlatsana..."
-"Murat evi terketti. Bosanmak istiyormus..."
-"Ne evi lan? Ne bosanmasi? Sen ne zaman evlendin de bosaniyorsun?..."
-"Hani senin hiç hoslanmadigin esrarkes çocuk vardi ya. Ben onunla evlendim."
-"Iyi halt ettin, zilli. Neyse, artik yapacak bi sey yok. Versin mahkemeye,
hemen bosanin..."
-"Bosanalim ama benden 10 milyar istiyor. Eger vermezsem, iyi zamanlarimizda çektigi
çiplak
fotograflarimi Internetten herkese yollayacakmis...."
-"Püüh. Rezil... Çiplak fotograf çektirdin, öyle mi?"
-"Ama babacigim. O benim kocamdi. Ne biliyim böyle bir pustluk yapacagini."
-"Peki. Olan olmus artik. Yarin havale ederim parayi...Ögleden sonra Bankaya gidip
çekersin;
sonra da alip yakarsin o kahrolasi fotograflari..."
-"Sagol baba. Eeee. Sey...Bi de kürtaj için 2 milyara ihtiyacim var..."
Adam artik iyice fenalasir. Boguk bir sesle konusur:
-"Kürtaj mi? Bi de hamile mi kaldin o çocuktan sen?..."
-"Aslinda ondan degil... Zenci bi çocuk vardi...Zaten o yüzden ayriliyoruz ya...."
Adam bayilmak üzeredir. Nabzi yükselir, tansiyonu düser, artik inleyerek konusmaktadir:
-" Biz seni oraya okumaya yollamistik. Sen ne haltlar çevirmissin. Allahim. Nedir bu
basimiza gelenler...Okulu bititir bitirmez Ankara'ya dönüyorsun, yoksa kirarim
bacaklarini..."
-"Istersen hemen dönebilirim babacigim. Ben geçen yil okuldan atildim çünkü..."
Adam masanin üzerindeki soguk su dolu sürahiyi basindan asagiya devirir ve ancak bu
sekilde konusmasini sürdürebilir:
-"Okuldan mi atildin? Hani birlikte avukatlik yapacaktik, zilli?...Eh ulan? Sen hele bi
gel buraya. Ben sana yapacagimi bilirim. Evden disariya adim attirmiycam sana. Ilk
isteyenle de evlendiricem...."
-"O is zor be baba. Biliyorsun, moda oldu, artik evlenmeden önce esler birbirlerinden
saglik raporu istiyorlar... Pek iyi bi rapor sunacagimi zannetmiyorum ben..."
-"Allahim, çildiracagim... Bir de cinsel hastaliklar haaa.....Kesin o zencidendir..."
-"Çok pis arkadaslari vardi. Bilmem artik hangisinden kapmisimdir..."
Güm diye bir ses duyulur. Adam kisa bir süre için kendinden geçmistir; ancak hemen
kendisini toparlayip tekrar telefonu alir.
-"Hemen bu aksam dayini yolluyorum oraya. Seni alip gelecek. Adresini ver bakiyim..."
-" Mahmutpasa Karakolu'ndayim... Gelirken kefalet için de biraz para getirsin yaninda..."
-"Karakol mu?...Bi de karakola mi düstün layyynnn? Ne yaptin?...."
-"Dün kafam çok bozuktu, çok içmisim. Araba kiralayip dolasmaya çiktim. O kafayla
Arnavutköy'de kokoreççi dükkanina girdim. Ama neyse ki kimse ölmedi. Dükkan sahibiyle
kiralik araba firmasina biraz para vermek gerekir sanirim..."
Adam artik iyice fenalasmistir. Hatta fenalasmak ne kelime; adeta kahrolmustur.
Telefonda kisa bir sessizlik olur. Kiz tekrar konusmaya baslar:
-"Babacigim. Sakin üzülme. Bütün bunlar bir sakaydi. Ben sadece sinifta kaldigimi
söylemek için aramistim...
Bunun üzerine adam sevinçle ve mutlulukla haykirir:
-"Canin sagolsun be güzelim, bosveeerrr. Okul da neymis? Hiç mühim degil, tatli
canin sagolsun senin...."


EKIPMANA SAHIPSINIZ
Bir çift , göl kiyisina tatile gider..
Gölde bazi bölümlerde balik avlamak yasaktir.Koca, yasak olmayan bölümlerde avlanarak,
kadin da kitap okuyarak günlerini gecirmektedirler.Derken bir gün adam balik avlamaktan
gelir ve ögleden sonra kestirmek üzere odasina cekilir.Kadinin cani sikilir ve botla golde
bir gezinti yapmaya karar verir. Bu gezinti umdugu gibi gitmez ve botun hakimitiyetini
yitirir. Bot göl üzerinde serbestce dolasmaya baslar.
Kadin da yapacak bir sey olmadigi icin çikarip kitabini okumaya baslar. Derken devriyeye
cikmis olan serif kadini gorur ve yanina yanasir..
"Hanimefendi burada ne yapiyorsunuz?"
"Görmüyor musunuz kitap okuyorum."
"Ama bu bölgede balik avlamak yasaktir."
"Zaten ben de balik avlamiyorum"
"Ama gerekli butun ekipmana sahipsiniz, sanirim sizi karakola goturup ceza kesmem
gerekiyor."
"Eger boyle bir sey yaparsaniz ben de bana tecavuz ettiginiz soylerim."
"Size dokunmadim bile..!!"
"Ama gerekli tum ekipmana sahipsiniz, degil mi?"

FITILI KISAYDI
Bir timarhanede deliler ayaklanir ve binanin orta bahçesini isgal ederler. Hiçbiride
dagilmaz. Bunun üzerine doktorlar toplanarak yönetmeligi açarlar ve aynisini uygulamaya
karar verirler. Yönetmeligi göre bir doktoru çiril çiplak soyar delilerin içine atarlar.
Doktor içeri girince * BOMBAAA * diye bagirir. Bu gören deliler doktoru tuttuklari gibi
camdan disari atarlar. Bunun üzerine doktorlar tekrar toplanir ve konusurlar. Bu iste bir
yanlislik vardir. Delilerin hepsinin dagilmasi gerekmektedir. Yeniden denerler. Bir
doktoru daha soyup içeri atarlar ve oda * BOMBAAA * diye bagirir. Deliler onu da tutuklari
gibi camdan disari atarlar. Bashekim en sonunda bir de ben deneyim der ve soyunup
delilerin arasina girer ve * BOMBAAA * diye bagirir. Bunun üzerine bütün deliler kaçisir
ve binayi ve orta bahçeyi terk ederler. Doktorlar merak eder ve biraz akilli
olanlarindan toplayarak bu durumu sorarlar. * Niçin siz ilk iki doktor girdiginde binayi
bosaltmadiniz da son bashekim girdiginde bosaltiniz? * derler. Delilerde * Ilk giren iki
bombanin fitili uzundu ama son giren bombanin fitili kisaydi zamanimiz yoktu içerde
patlamasin diye böyle yaptik * derler.
HOCANIN KARISI
Nasreddin Hoca' ya dert yaniyorlar:
-Yahu Hoca senin kari çok geziyor.
Hoca :
-Olur mu canim? O kadar gezse arada bir bizim eve de ugrar.

KARISTIRMADIN KI
Iki deli havuzun basinda oturuyorlarmis.Biri kalkip havuza seker atmis.Havuzdan bir
yudum almis ve tükürmüs.Arkadasina:
-Havuza seker attim ama tatli olmadi..
Arkadasi:
-Karistirmadinki salak!

PROVA
Iki deli birgün deliler hastanesinden kaçmislar.Kimse bu delileri bulamamislar.Doktorlar
ümitlerini kestikleri an deliler çika gelmis.Doktorlar hayretle niye geldiniz demis:
Deliler"Yarin kaçacagizda, onun provasini yaptik.

ARITMETIK DELI
Delinin biri yolun kenarindaki uçurumda durmus asagiya bakarak "13, 13, 13...."
diye soyleniyormus. Oradan gecen biri, delinin ne yaptigini merak etmis, yanasarak
" ne yapi...." diyemeden deli onu birden uçurumdan asagiya ativermis ve devam etmis
"14, 14, 14......"

DUYMAMIS
Delinin teki timarhanenin bahçesinde yürürken bakmis baska bir deli agacin altinda oturmus
kahkahalr atiyor...hemen yanina kosmus..ve sormus "hey sen neye gülüyorsum öyle?", öbür
deli "hiç ben hep kendi kendime fikra anlatirim ama bu seferki ni duymamistim"

BOGALARDAN HOSLANIYOR
Ögretmen sinifa geç gelen ögrenciye:-neden geç geldin oglum* der
-bizim inegi damizlik bogaya götürdüm hocam. der çocuk
-o isi baban yapamazmiy di? diye sorunca ögretmen, çocuk gülerek
-belki yapabilirdi hocam ama bizim inek bogalardan daha çok hoslaniyor..

ÖNCE KAÇANLAR
Bir akil hastanesinde iki deliyi çikartmak zorundalarmis.Bir test yapalim demisler.Iki
deliyi teste tabi tutmuslar.Adamlarin önüne bir kavanoz böcek ile zeytin koymuslar`` buyrun
beyler yiyin``demisler bir tanesi hemen zeytine saldirmis.
Öbürü hemen önünü kesmis ve demiski``önce kaçanlari yiyelim sonra duranlari yeriz``demis


__________________

Mesaj, Bу Gєnєяαl tarafından (04.11.2007 Saat 04:27 ) değiştirilmiştir..
Bу Gєnєяαl isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 04.11.2007, 03:56   #5
тüякσ
 
Üyelik tarihi: 21.02.2007
Nerden: İzmir
Mesajlar: 2.375
Tecrübe Puanı: 2 Bу Gєnєяαl
Standart

Yağmurlu bir günde Nasrettin Hoca pencereden dışarı bakarken komşusunun koşa koşa yağmurdan kaçtığını görür pencereyi açar :
-Hey Ahmet Efendi, birde hacı olacaksın rahmetten kaçılır mı?, der.
Zavallı adam eli mahkum sırılsıklam olur. Ertesi gün hocanın komşusu hocayı yağmurdan kaçarken görür ve hocaya bir ders vermek ister :
-Hoca Hoca dün bana diyordun bugün sen neden rahmetten kaçıyorsun, der.
Hoca hiç durmadan yoluna devam eder ve komşusuna şöyle der :
-Ben rahmetten kaçmıyorum sadece allahın rahmetine basmamak için çabalıyorum.

BAL
Nasreddin Hoca bir cimri tanıdığının evine gittiğinde tanıdığı ona bayat ekmek ile bir tabak bal ikram etmiş. Nasreddin Hoca bayat ekmeği dişi kesmeyince sinirinden balı kaşıkla yemeye başlamış.Ev sahibinin gözü yerinden oynamış :
-Aman efendim, bal ekmekle yenmez ise, insanın içini sıyırır, demiş.
Nasreddin Hoca hiç ses çıkarmadan balı bitirmiş ve :
-Kimin içinin sıyrıldığını Allah biliyor, demiş.

BAKLAVA
Hoca aksamleyin eve dogru yururken, baklava seven bir koyluyle karsilasir.
-Hoca, kisa bir sure once bir adam buyuk bir tepsi baklava goturuyordu...
-Beni ilgilendirmez!
-Fakat adam tepsiyi sizin eve goturuyordu.
-O zaman seni ilgilendirmez!


Hocanin cani bir gün sarma çeker.Ama elinde yogurt bakraçlari anasi da aglamis ne yapim ne yapim derken aklina göl gelmis.Gelmis gölün kenarina,atmis bakraçlari kenara çikarmis sarmis sigarasini hafif hafif demleniyor.Sonra birden bekçinin düdügünü duymus. Eyvah simdi yandik derken aniden atmis sarmayi bakracin içine sonrada bakraci tutmus göle dökmeye baslamis.O esnada bekçide yaninda bitivermis.Bakmis bakmis anlamamis sonra hocaya sormus ne yapiyorsun diye.Hocada görmüyor musun yogurt mayaliyorum demis. bekçi kahakahalar içinde ilahi hoca koca göl hiç maya tutar mi demis.Hocada ya tutarsa diye cevap vermis.Sonra bekçi ilahi hoca diyip güle güle yoluna devam etmis.Hoca hem keyfine hem yogurda yanarken bekçinin arkasindan bakip simdi bu salak herkese anlatir demis.

MANTIKLI HIRSIZ
Yargıç, otomobil çalmak suçundan sanık olarak karşısına getirilen Temel'e sordu:
- Otomobil çalmışsın, bunu neden yaptın söyler misin?
- Sahibi yok sanmiştum...
- Peki, sahibi olmadığı kanısına nereden vardın?
- Mezarluğun önine parketmiştu da...

Sarhoş Savunması

Süratli araba sürmek suçundan yargılanıyordu. Uzmanlar arabayı sürenin sarhoş olduğunu saptamışlardı.
Yargıç gerekli soruları sorduktan sonra adama:
"Uzmanlar arabayı sürerken sarhoş olduğunuzu söylüyorlar ne dersiniz?" diye sordu.
Adam güvenle:
"Hayır," diye karşı koydu. "Sarhoş değildim. Sadece her zamankinden biraz daha fazla içmiştim."
Bir süre düşündükten sonra yargıç:
"Bu itirazınız dikkate alınmıştır. Bu nedenle de sizi otuz gün yerine bir ay hapis cezasına mahkum ediyorum" dedi

Soba

Fizikçi, matematikçi, kimyacı, jeolog ve antropologdan oluşan bir heyet bir araştırma için arazide bulunmaktadır. Birden yağmur bastırır. Hemen yakındaki bir arazi evine sığınırlar. Ev sahibi bunlara bir şeyler ikram etmek için biraz ayrılır. Hepsinin dikkati soba üzerinde toplanır. Soba yerden 1 m. kadar yukarda, altındaki dizili taşların üzerindedir. Sobanın niçin böyle kurulmuş olabileceğine dair bir tartışma başlar. Kimyacı, "adam sobayı yükselterek aktivasyon enerjisini düşürmüş, böylece daha kolay yakmayı amaçlamış"; fizikçi, "adam sobayı yükselterek konveksiyon yoluyla odanın daha kısa sürede ısınmasını sağlamak istemiş"; jeolog, "burası tektonik hareketlilik bölgesi olduğundan herhangi bir deprem anında sobanin taşların üzerine yıkılmasını sağlayarak yangin olasılığını azaltmayı amaçlamış"; matematikçi, "sobayı odanın geometrik merkezine kurmuş, böylece de odanın düzgün bir şekilde ısınmasını sağlamış"; antropolog, "adam ilkel topluluklarda görülen ateşe tapmanın daha hafif biçimi olan ateşe saygı nedeniyle sobayı yukarıya kurmuş". Bu sırada ev sahibi içeri girer ve ona sobanın yukarda olmasının nedenini sorarlar., Adam cevap verir: - "Boru yetmedi."

İyilik Meleği
Adamın işi varmış, Ankara'ya gidiyormuş, tam uçağa binerken kulağında bir ses :
-Binme, bu uçak düşecek!
Dönmüş, bakmış, kimse yok, ama içine de bir kurt düşmüş, binmemiş.
İkinci uçağı beklerken kara haber ulaşmış :
-Uçak düştü kurtulan olmadı!
Koşmuş Haydarpaşa'ya, bilet almış, tam trene binecek, aynı ses kulağında :
-Binme bu trene, raydan çıkacak!
Dönmüş, bakmış yine kimse yok, trene binmemiş, gelmiş eve, sabah gazeteyi açınca tüyleri ürpermiş :
-Tren Eskişehir'de raydan çıktı şu kadar ölü, şu kadar yaralı...
Allahına şükretmiş, koşup otobüse bilet almış, tam binerken yine o ses :
-Bu otobüse binme, freni patlayacak!
Dönmüş yine kimse yok! Dayanamamış, bağırmış :
-Sen kimsin yahu?
-Ben senin iyilik meleğinim!
Adam iyice kızmış :
-Ulan evlenirken neredeydin!

Sarışın
Kör bir adam yanlışlıkla Bayanlar Barına girer. Bara doğru ilerler ve bir içki ısmarlar. Biraz oturup, içkisini yudumladıktan sonra barmene seslenir: "Hey, bir sarışın fıkrası duymak ister misin?" Birden bar, bomba düşmüş gibi sessizleşir. Kör adamın yanında oturan kadın, tok bir sesle: "Hey bayım," der "bu fıkrayı anlatmadan önce bilmeniz gereken beş şey var.

Birincisi, barmen sarışın bir kız.

İkincisi kapı görevlisi sarışın bir kadın. Üçüncüsü, ben 1.90 boyunda
karatede siyah kuşaklı bir sarışınım.

Dördücüsü, sağınızda oturan kadın profesyonel bir halterci ve sarışın.

Beşincisi, benim yanımda oturan kadın profesyonel güreşçi ve sarışın.

Yine de bu fıkrayı anlatmak istiyor musunuz?"

Kör adam bir kaç saniye düşünür, sonra başını sallar: "Hayır, hiç sanmıyorum. Beş defa anlatamam"




__________________

Mesaj, Bу Gєnєяαl tarafından (04.11.2007 Saat 04:30 ) değiştirilmiştir..
Bу Gєnєяαl isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla
Seçenekler
Stil



Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 14:39 .



Powered by vBulletin Version 3.7.2
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.2.0