![]() |
|
#1
|
||
|
||
|
Eksik bir şeyler vardı hep ferdi olduğumuz o gülünç manzarada
Tam da tuvalin en stratejik noktasındaki manasız karanlık Hediye paketleriyle kamufle edilmiş bir denizyıldızı Kurdelesi bile çözülmemiş yepyeni dalgaların refakatiyle Gözlerimi senin ufkundan almamı engelliyordu Oysa akarsu karıştığı denizden ne umabilirdi ki artık? Sen ve ben… Birer hiç kimseydik bu herkesleşen dünyada Kendimizden bi’haber ama bi’alemdik de aynı zamanda Belki yalnızca birer zerreydik evrenin o kuru kalabalığında Öyle uzaktık ki, görünürde herhangi bir umutla vuslatımız yoktu İleriye dönük ne kadar düşümüz varsa Toprak olmaya yüz tutmuş, yüzümüzü yere düşürmüştü Mayın döşemeli hem de dubleks olan bir mezarda Son derece nezih bir kabir azabındaydım ben “İtikadın Deniz’m olsun, bana inan sadece.” demiştim sana Allah da biliyor ya sen adımı öyle uluorta zikredersen Bütün aşklar, tekrar secde ederdi ölmüşlerinin hatırına! Kâinat hayli çizik bir Cd sanki; dönüyor dönüyor da en sevdiğim şarkıda takılıyor hep. Teninin akustikliğinde… “Satürn’ün çevresindeki o çemberde koşalım özgürce Uzay teknemi de hemen şuraya park ettim Değnekçilere zırnık koklatmadan, galaksiyi tavaf ettik işte.” gibi Tamamen deliliğe vurmuş dizelere misafir ederken seni “Bir de aklımda olsan, orası daha eğlenceli…” desem de yeriydi Sen ve ben… Ayda yürüyüp iz’lerini belli etmeyen iki âşıktık Birbirimizin suretlerinde yakamozlar aradık durduk Tuzla buz olmuş o romantizmin, doruklarına bir türlü ulaşılamazken Depremler, kasırgalar, türlü felaketler bizden ırak olsun “Benim tabiatımda doğal afet olur musun?” sorusunun fiyakasında Güzelliğin güçlü kuvvetli diye, ricamı yerine getirebilirsin sanıyordum Benden gittiğini anladığımda çok geçti, saat üçtü neredeyse Çayından bir dudak almıştın, not yazacak olsan “Hayata gülüp geçtiğin yerlerde hüznümle seni bekliyorum Bir tebessüm, belki diyor; sevdamı avutuyorum.” derdin herhalde Ama ben öyle bir nezaketi de sende bulamamıştım Hadi ortadan kaybolmakta senin mucize hanende bulunsun Keza seni aramadığım hiçbir yer kalmadı, içimde! Tüm o yavuz hırsız tavırlarının yanı sıra Yanımda yöremde yoktun ya sen; Böyle bir aşka ev sahibi olsam da, kime ne fayda Terk etmenin de bir adabı vardı, yoksa da olmalıydı Evet bende az konaklamadım yalnızlığında senin Ah o kalbin mütevazı bir barakaydı ve haliyle tek göz oda Haddinden fazla misafir, lükstü sana aslında! -Çiçeklerin de canı yanar mı? -Elbette, onları kötücül ellere verme sakın. -Bir Seni Seviyorum’u çok gördün bizim öykümüze… -İşte şimdi, bir çiçeği tam da sol göğsünden kanattın! Öyle bir yaraydın ki, seni açan bıçakla bütünleşmiştin adeta İçimde sağa sola sataşıyordun sürekli, biraz serserice Biraz da kabuğunu tatlı tatlı kaşır gibi… -ki özellikle yüreğim bu durumdan oldukça rahatsızdı Can yakmanın en tabii yöntemi, ellerindi çünkü Ellerin taşı sıksa, kafiyesini çıkarırdı Çıkardın karasularımdan, mutlaka bir tutuşmadan geçerdi yolun… Yollarda sıkı giyin kefenini, ecelini üşütme bebeğim “Bebeğin analı babalı, şiirli imgeli büyüsün…” demeli sana icabında İcabında kart atmalı tebrik babında, adamlık öldü mü? Ölünce seni sevmemden dolayı benden helallik istendi mi? İsterim ki, hak geçmesin ikimizin bir’e ayrılışında… Hem o silme dolu kalple yaşıyorsun ya, her şey mubah sana! Bir arka sokak sessizliğiydi ah gidişin Yüreğimden başka, duyan olmadı! Konu komşuya “Sağlıcakla…” bile dememişsin Acaba terkine “Güle güle…” diyerek şahitlik etseler Gözyaşlarıma bunu ben, nasıl izah ederdim… Özgür Gümüşsoy
__________________
|
|
#2
|
||
|
||
|
Alıntı:
__________________
|
![]() |
| Bookmarks |
| Seçenekler | |
|
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 10:34 . |