![]() |
|
|
|
#1 |
|
| Irresistible MoD |
![]() Üyelik tarihi: 23.02.2007
Nerden: ฬฬฬ.Ŧ๏яυмilк.c๏м
Mesajlar: 5.103
Tecrübe Puanı: 7
![]() ![]() |
Bor Madeni Türkiye için neden önemlidir? Peki Bor Madeni ne işe yarar?
Borla çalışan araba üretildi, Türkiye kıskaçta. Arabayı bor madeniyle çalıştıracak patentli 600 proje olduğu ortaya çıktı. Türkiye, dünya rezervinin yüzde 70`ine sahip ve uluslararası teröstler Türkiye uyanmadan bu kaynağı ele geçirmeyi planlıyor. Amerikan Millenium Cell (MC) ve stratejik ortağı Daimler-Chrysler (DC), seri üretime bile geçti. Ancak uluslararası teröstler, bu gelişmeleri ülkemizdeki bor zenginliğine egemen olmak için Türkiye`den kaçırıyor. T O R Y U M Toryum radyoaktif bir element ve doğal olarak nükleer enerji elde etmekte kullanılıyor. Hem de alternatifleri içinde en temizi. Dünyada en çok Toryum rezervine sahip ülke hangisi bilin bakalım? Türkiye. Rezervi ne kadar ? 800.000 Ton. Sonra hangi ülke geliyor? Hindistan. Rezervi ne kadar ? 300.000 Ton. Türkiye`nin, iç borcu 85 milyar $. Dış Borcu 125 milyar $. Toplam 220 milyar $. Peki sahip olduğumuz Toryum`un değeri ne kadar? 120 TRILYON $. Yani toplam borcumuzu 545 kere ödüyor. Önce Bor, şimdi de Toryum... Daha bilmediğimiz neler var kim bilir !... DÜŞÜNÜLEBİLECEK EN TEMİZ YAKIT` başlığında verilen haberde, kimyager Steven Amendola`nın Ford Explorer model otomobili bor bileşiklerinden elde edilen yakıtla çalıştırıldığını anlatıyordu ABD`li kimyager Amendola`ya göre, sodyum bor hidritle çalışan otomobilin hem menzili iki katına çıkıyor, hem patlama ihtimali olmadığı için tam güvenli oluyor, hem çevre kirliliği olmuyor, hem de yakıt kullanıldıktan sonra tekrar değerlendirilebiliyor. Benzinle çalışan otomobillerde yakıtı depolama sorunu olduğu için menzili düşüyor. Borla çalışanlardaysa bu sorun ortadan kalkıyor. Sodyum bor Hidrit maddesi ile suyun oluşturduğu hidrojenin yakıt pillerine ulaşması ve açığa çıkan enerjinin mekanik enerjiye dönüşmesiyle yürüyor. Bor konusu özellikle son yıllarda Türkiye gündeminden hiç inmedi. Bilgisayardan silaha, nükleer teknolojiden akaryakıta kadar birçok alanda kullanılan bor, ister istemez birçok çevrenin ilgi odağı... Tartışmalar, bazı kişi ve güçlerin özelleştirme furyasını da arkalarına alarak, bu cazip ve stratejik madeni `iç etmek` istediğinden, uluslararası teröstlerin Türkiye`yi bor konusunda baskı altına aldığına, bor`u devletin yeterli karlılık ve verimlilikte kullanamadığına kadar uzanıyor. Devlet Denetim Elemanları Derneği (DENETDE) Başkanı Atilay Ergüven de bor gibi hayati önemi olan konulardaki gelişmelerin Türkiye`ye geç yansımasını, BATILILAR TÜRKİYE`YE BOR TEKNOLOJISININ GELMESİNİ ÖNLEDİKLERİ GİBİ , O KONUDAKİ ÖNLEMELERİ DE DUYUP, BORUN ÖNEMİNİ KAVRAMAMIZI İSTEMİYORLAR!` sözleriyle izah ediyor. Dünya bor rezervinin yüzde 70`i Türkiye`de.Bizi yüzde 13`le ABD izliyor.Rezervlerini yıllar önce kullanmaya başlayan Amerika`nın, kendi topraklarından çıkarabileceği miktar gittikçe azalıyor. Bor zengini Türkiye ise bu potansiyelini ancak ham borunu satarak değerlendirebiliyor. Mamul bor ürünleri üretebilmek için gerekli teknoloji Türkiye`de yok. Çünkü Batılı ülkeler bor teknolojisini bize vermeyi hep reddediyor. Ham cevher olarak adeta sudan ve kumdan ucuza sattığımız bor, bize pahalı ithal ürünler olarak geri dönüyor. Neptünyum Elementi. 93 Atom Numaralı Neptünyum radyoaktif bir elementtir ve uranyum pillerinin üretiminde kullanılır. 1940'ta California Üniversitesi profesörlerinden Amerikalı Mc Millan ve Abelson tarafından keşfedilen bu radyoaktif elementten son yıllarda enerji üretiminde had safhada faydalanılıyor. Üstelik de alternatifleri içinde en ucuza mal edilen bir ELEMENT... Peki bilin bakalım bu Neptünyum dünyada en çok nerede bulunuyor? BiLDiNiZ: Türkiye' de... Tahmin edilen rezerv ne kadar? 127.000 Ton... Sonra hangi ülke geliyor? Bulgaristan. Onun rezervi ne kadar? 2.500 Ton. Peki sahip olduğumuz Neptünyum'un değeri ne kadar?... Çok şaşıracaksınız ama 9 Trilyon $ Türkiye'nin, iç borcu: 85 milyar $. DIS Borcu 125 milyar $. Toplam; 220 milyar $. Elimizdeki Neptünyum'un değerini tekrar ediyorum 9 TRiLYON $. Yani toplam borcumuzun 40 kat fazlası. Önce Bor, sonra Toryum, şimdi de Neptünyum. Bilgilenmek ve bildirmek amacı ile lütfen sessiz kalmayınız... Pekiiii Adamlar ne diyor biliyor musunuz geçenlerde? 'TÜRKİYE TÜRKLERE BIRAKILMIYACAK KADAR ZENGİN BİR ÜLKEDİR!!! Kim işletecek bu madenleri ? TOPRAKLARIMIZI VE MADENLERİMİZİ SATIN ALAN ŞİRKETLER Türkiye Cumhuriyetinin kuruluşundan itibaren HAZİRAN-2003 tarihine kadar hiçbir yabancıya arazi satılmamıştır. Bu Tarihten sonra çıkan kararlarada Tapu Kanununun 64 ve Köy Kanununun 87. maddelerini iptal ederek toprak satışına izin vermiştir. Bundan sonra tam 4 MİLYON 420 BİN 272 METRE KARE TOPRAK YABANCILARA SATILDI. Giresun, Artvin, Van, Tunceli, Adana, Kayseri, Malatya, Gümüşhane, Çanakkale, Bursa ve Ankara başta olmak üzere birçok toprağı ORİENT LİMİTED ŞİRKETİ almıştır. Yine aynı bölgeler başta olmak üzere RİO TİNTO adlı İngiliz şirkette oldukça toprak almıştır. Bu şirket Ankara-Kazan, Güdül, Sincan, Eryaman olmak üzere 500 km2 karelik bir alana ruhsatla çöreklenmiş durumdadır ve bu bölgeler dünyanın en zengin doğal soda yataklarıdır. ANGLO adlı amerikan şirketide tam 20 ruhsat almıştır çalışmaları için. COMİNRO (Kanada Şirketi) 191 adet, ELDORADO GOLD (ABD şirketi) 150 adet, KRUUP (Alman şirketi) 59 adet, OMGA (İsviçre şirketi) 191 Adet ruhsat almışlardır. Özellikle uçak ve uzay sanayilerine yönelik ağırlıklı olarak ABD, Avrupa, Rusya ve Japonya’da yapılmakta olan araştırma uygulamaları dikkat çekicidir. [FONT='Times New Roman','serif']BOR MADENİNİN TÜRKİYE İÇİN ÖNEMİ Özellikle uçak ve uzay sanayilerine yönelik ağırlıklı olarak ABD, Avrupa, Rusya ve Japonya’da yapılmakta olan araştırma uygulamaları dikkat çekicidir. Bu araştırmalar daha çok yapı elemanları ve yakıtlara yöneliktir. Ancak büyük bir gizlilik içinde yapılan araştırma ve uygulamalar ile ilgili bilgilere maalesef ulaşılamamaktadır. Yine de çeşitli kaynaklardan sızan bazı gelişmeleri özetlemek yararlı olacaktır. 1960’larda ABD Hava ve Deniz Kuvvetlerince ortaklaşa yürütülen Zip Yakıtları Projesi çerçevesinde geliştirilen yakıtlar, yaklaşık aynı tarihlerde üretilen bombardıman uçağı ve süpersonik stratejik bombardıman uçaklarında bor katkılı yakıt kullanılarak uçakların hem hızları hem de uçuş mesafeleri artırılmıştır. Daha sonra geliştirilen Meteor (MRAAM) uçakları ve Tomahawk füzelerinde de bor katkılı yakıtlar kullanılmaktadır. Bor üzerinde yürütülen araştırmalar sadece ABD ile sınırlı değildir. Avrupa Uzay Ajansı da geliştirdiği üç tip borlu yakıtı Avrupa Patent Ofisine tescil ettirerek Patentini almıştır. Bugün Ariane roketlerinde kullanılan yakıtlar da borlu yakıtlardır. Uçak ve havacılık endüstrisinde bor kullanımı giderek artan bir seyir izlemektedir. Aerodinamikteki gelişmeler, yüksek hız kanat uygulamaları, yüksek ısıya dayanımlı gövde, düşük ağırlık yüksek kapasite ve benzeri uygulamalar üzerinde yürütülen tasarım ve geliştirme çalışmaları havacılık ve uzay sanayinde kompozit malzeme kullanımını oldukça yaygınlaştırmıştır. Bor minerallerinin kara ve deniz ulaşımında kullanılan araçlarda da (otomobil, kamyon, lokomotif, gemiler) yapı elemanlarına ilave olarak diğer yakıtlarla karşılaştırıldığında yüksek yoğunlukta enerjiye sahip olması nedeniyle yakıt olarakta kullanımı konusunda yapılan araştırmalar olumlu sonuçlara gitmektedir. Borun yanıcı fakat tutuşma sıcaklığının yüksek olması, yanma sonucunda kolaylıkla aktarılabilecek katı ürün vermesi ve çevreyi kirletecek emisyon açığa çıkarmaması ulaşım araçlarında bir avantaj olarak kabul edilmektedir. Hatta kıtalararası seyahat edebilecek ”Bor Aracı” tanımı da yapılmaya başlanmıştır. A.B.D., Batı Avrupa ve Japonya'da bor mineralleri ve ürünlerinin kullanım oranları farklıdır. A.B.D.'de en çok tüketim fiberglas yapımı ve izolasyon sanayinde olmaktadır. Borun başlıca kullanım alanı cam endüstrisidir. Batı Avrupa'da ise sabun, deterjan ve ağartıcı sanayi bor tüketiminde öndedir. Japonya'da en büyük bor tüketimi tekstil ve fiberglas sanayinde gerçekleşmektedir. TÜRKİYEDEN SONRA EN BÜYÜK REZERVLERE SAHİP OLANABD NİN BOR MADENLERİ İSE DİREKT CEVHER OLARAK KULLANILMADIĞI İÇİN TİCARİ DEĞERE SAHİP DEĞİLDİR ABD ÇIKARDIĞI BOR MADENLERİNİ SATMAYIP TAMAMINI ÜRÜNE DÖNÜŞTÜRMEKTEDİR. Türkiye ve Dünya’da Bor Yataklarının Dağılımı, Oluşum Modelleri Ekonomik Önemi! ] € Türkiye ve Dünya’da Bor Yataklarının Dağılımı, Oluşum Modelleri ve Ekonomik Önemi! "Ortadoğu için petrol ne ise, Türkiye için de bor aynı nitelik ve önemdedir." Prof.Dr. Cahit HELVACI'nın Akdeniz Üniversitesi'nde verdiği konferansın sonuçları! Konferans Türkiye ve Dünya’da Bor Yataklarının Dağılımı, Oluşum Modelleri ve Ekonomik Önemi AKDENİZ ÜNİVERSİTESİ 24 Nisan 2008 Antalya Prof.Dr. Cahit HELVACI DEÜ, Jeoloji Mühendisliği Bölümü, 35160 Buca/İZMİR E-posta:cahit.helvaci@deu.edu.tr, URL: # Linkleri görebilmek ve üyelik için TIKLAYIN # • Bilindiği gibi ekonomik olarak üretilen bor minerallerinden boraks, kolemanit ve üleksit olmak üzere, dünya bor minerali reservlerinin minimum % 70’i ülkemizdedir. • Çok yaygın kullanım alanı olan ekonomik bor minerallerinden özellikle kolemanit ve üleksit bakımından tüm dünya ülkeleri Türkiye’deki mevcut rezervlere % 100 bağımlıdır. Çünkü, Türkiye dışında tüm dünyada zaten limitli olan kolemanit ve üleksit rezervleri ya tükenmiştir, ya da çok limitli rezervlere sahiptir. • Bor madenlerimizin işletilmesi coğrafi, ulaşım, enerji v.s. yönünden, diğer ülkelere kıyasla (özellikle Latin Amerika ve ABD ile karşılaştırıldığında), son derece elverişli ve uygundur. Örneğin Güney Amerika’da minimum 4000 metre yükseklikte, Kuzey Amerika’da ise, ya çölün ortasında ya da milli parkların içinde olması çok büyük işletme zorlukları ve sorunları oluşturmaktadır. Türkiye bor yatakları rezerv, tenör ve işletme bakımından tüm dünyada rakipsizdir. Bor ve bor ürünlerinin katma değerleri çok yüksektir. Kullanım alanları bakımından stratejik öneme sahiptir.Örneğin, Ortadoğu için petrol ne ise, Türkiye için de bor aynı nitelik ve önemdedir. sonuçlar • Bor, Türkiye’nin sahip olduğu çok önemli, ancak yeterince değerlendiremediği endüstriyel hammaddelerinden biridir. • Ülkemiz, gerek bor minerallerinin sahip olduğu rezerv potansiyeli, gerekse işletme maliyeti ve tenör avantajları ile dünyada çok önemli potansiyele sahiptir. Türkiye, dünya’nın en büyük boraks, üleksit ve kolemanit yataklarına sahiptir. • Tüm dünya ülkeleri, kolemanit cevheri ve üretimi yönünden tamamen, üleksit cevheri ve üretimi yönünden ise kısmen Türkiye’ye bağımlıdır. bor madenlerinin üretimi ve pazarlanması, ham veya yarı mamül ürünlerin yerine mutlaka uç ürünlere doğru yönlendirilmeli ve bu amaç için gerekli yatırımlar acilen yapılmalıdır. Günümüzde çok değişik sanayi dalında kullanım alanı bulan bor ürünleri, teknolojinin gelişimine paralel olarak artış göstermektedir. • lkemizin sahip olduğu bor yatakları gibi önemli yeraltı kaynağını, ülke ekonomisine en fazla getiri sağlayacak şekilde değerlendirebilmemiz için, bor işletmeciliğinin yeniden yapılandırılması zorunludur. • Bu bağlamda; Ø pazar payı, ürün kalitesi ve çeşidi arttırılmalı, Ø kendi öz kaynakları ile, uç ürünlere yönelik araştırma ve yatırımlar finanse edilmeli, Ø pazar şartlarına göre hızlı kararlar alınmalı Ø siyasi otoritenin etkilerinden korunmalı Ø uluslararası şirketlerle rekabet edebilmeli Ø gerektiğinde uç ürünler konusunda, yerli ve yabancı şirketlerle ortaklıklar kurulabilmeli Ø ]Türkiye bor yataklarını ve üretimini elinde bulunduran Eti Maden İşletmeleri Genel Müdürlüğü ve BOREN (Bor Araştırma Enstitüsü) ekonomik ve siyasal baskılardan korunmak için bağımsız ve özerk bir yapıya acilen kavuşturulmalıdır •Burada esas olan, bor madenlerimizin, tek bir kuruluş tarafından işletilmesi ve ülkemizin avantajlı durumunun devam ettirilmesidir. Bu amaç, herkesin temel yurttaşlık görevlerinden biridir Daha bilmediğimiz neler var kim bilir! Düşünülebilecek en temiz yakıt! Borla çalışan araba üretildi, Türkiye kıskaçta. Arabayı bor madeniyle çalıştıracak patentli 600 proje olduğu ortaya çıktı. Türkiye, dünya rezervinin yüzde 70`ine sahip ve uluslararası teröstler Türkiye uyanmadan bu kaynağı ele geçirmeyi planlıyor. Amerikan Millenium Cell (MC) ve stratejik ortağı Daimler-Chrysler (DC), seri üretime bile geçti. Ancak uluslararası teröstler, bu gelişmeleri ülkemizdeki bor zenginliğine egemen olmak için Türkiye`den kaçırıyor. T O R Y U M Toryum radyoaktif bir element ve doğal olarak nükleer enerji elde etmekte kullanılıyor. Hem de alternatifleri içinde en temizi. Dünyada en çok Toryum rezervine sahip ülke hangisi bilin bakalım? Türkiye. Rezervi ne kadar ? 800.000 Ton. Sonra hangi ülke geliyor? Hindistan. Rezervi ne kadar ? 300.000 Ton. Türkiye`nin, iç borcu 85 milyar $. Dış Borcu 125 milyar $. Toplam 220 milyar $. Peki sahip olduğumuz Toryum`un değeri ne kadar? 120 TRILYON $. Yani toplam borcumuzu 545 kere ödüyor. Önce Bor, şimdi de Toryum... Daha bilmediğimiz neler var kim bilir !... DÜŞÜNÜLEBİLECEK EN TEMİZ YAKIT` başlığında verilen haberde, kimyager Steven Amendola`nın Ford Explorer model otomobili bor bileşiklerinden elde edilen yakıtla çalıştırıldığını anlatıyordu ABD`li kimyager Amendola`ya göre, sodyum bor hidritle çalışan otomobilin hem menzili iki katına çıkıyor, hem patlama ihtimali olmadığı için tam güvenli oluyor, hem çevre kirliliği olmuyor, hem de yakıt kullanıldıktan sonra tekrar değerlendirilebiliyor. Benzinle çalışan otomobillerde yakıtı depolama sorunu olduğu için menzili düşüyor. Borla çalışanlardaysa bu sorun ortadan kalkıyor. Sodyum bor Hidrit maddesi ile suyun oluşturduğu hidrojenin yakıt pillerine ulaşması ve açığa çıkan enerjinin mekanik enerjiye dönüşmesiyle yürüyor. Bor konusu özellikle son yıllarda Türkiye gündeminden hiç inmedi. Bilgisayardan silaha, nükleer teknolojiden akaryakıta kadar birçok alanda kullanılan bor, ister istemez birçok çevrenin ilgi odağı... Tartışmalar, bazı kişi ve güçlerin özelleştirme furyasını da arkalarına alarak, bu cazip ve stratejik madeni `iç etmek` istediğinden, uluslararası teröstlerin Türkiye`yi bor konusunda baskı altına aldığına, bor`u devletin yeterli karlılık ve verimlilikte kullanamadığına kadar uzanıyor. Devlet Denetim Elemanları Derneği (DENETDE) Başkanı Atilay Ergüven de bor gibi hayati önemi olan konulardaki gelişmelerin Türkiye`ye geç yansımasını, BATILILAR TÜRKİYE`YE BOR TEKNOLOJISININ GELMESİNİ ÖNLEDİKLERİ GİBİ , O KONUDAKİ ÖNLEMELERİ DE DUYUP, BORUN ÖNEMİNİ KAVRAMAMIZI İSTEMİYORLAR!` sözleriyle izah ediyor. Dünya bor rezervinin yüzde 70`i Türkiye`de.Bizi yüzde 13`le ABD izliyor.Rezervlerini yıllar önce kullanmaya başlayan Amerika`nın, kendi topraklarından çıkarabileceği miktar gittikçe azalıyor. Bor zengini Türkiye ise bu potansiyelini ancak ham borunu satarak değerlendirebiliyor. Mamul bor ürünleri üretebilmek için gerekli teknoloji Türkiye`de yok. Çünkü Batılı ülkeler bor teknolojisini bize vermeyi hep reddediyor. Ham cevher olarak adeta sudan ve kumdan ucuza sattığımız bor, bize pahalı ithal ürünler olarak geri dönüyor. Neptünyum Elementi. 93 Atom Numaralı Neptünyum radyoaktif bir elementtir ve uranyum pillerinin üretiminde kullanılır. 1940'ta California Üniversitesi profesörlerinden Amerikalı Mc Millan ve Abelson tarafından keşfedilen bu radyoaktif elementten son yıllarda enerji üretiminde had safhada faydalanılıyor. Üstelik de alternatifleri içinde en ucuza mal edilen bir ELEMENT... Peki bilin bakalım bu Neptünyum dünyada en çok nerede bulunuyor? BiLDiNiZ: Türkiye' de... Tahmin edilen rezerv ne kadar? 127.000 Ton... Sonra hangi ülke geliyor? Bulgaristan. Onun rezervi ne kadar? 2.500 Ton. Peki sahip olduğumuz Neptünyum'un değeri ne kadar?... Çok şaşıracaksınız ama 9 Trilyon $ Türkiye'nin, iç borcu: 85 milyar $. DIS Borcu 125 milyar $. Toplam; 220 milyar $. Elimizdeki Neptünyum'un değerini tekrar ediyorum 9 TRiLYON $. Yani toplam borcumuzun 40 kat fazlası. Önce Bor, sonra Toryum, şimdi de Neptünyum. Bilgilenmek ve bildirmek amacı ile lütfen sessiz kalmayınız... Pekiiii Adamlar ne diyor biliyor musunuz geçenlerde? 'TÜRKİYE TÜRKLERE BIRAKILMIYACAK KADAR ZENGİN BİR ÜLKEDİR!!! Kim işletecek bu madenleri ? TOPRAKLARIMIZI VE MADENLERİMİZİ SATIN ALAN ŞİRKETLER Türkiye Cumhuriyetinin kuruluşundan itibaren HAZİRAN-2003 tarihine kadar hiçbir yabancıya arazi satılmamıştır. Bu Tarihten sonra çıkan kararlarada Tapu Kanununun 64 ve Köy Kanununun 87. maddelerini iptal ederek toprak satışına izin vermiştir. Bundan sonra tam 4 MİLYON 420 BİN 272 METRE KARE TOPRAK YABANCILARA SATILDI. Giresun, Artvin, Van, Tunceli, Adana, Kayseri, Malatya, Gümüşhane, Çanakkale, Bursa ve Ankara başta olmak üzere birçok toprağı ORİENT LİMİTED ŞİRKETİ almıştır. Yine aynı bölgeler başta olmak üzere RİO TİNTO adlı İngiliz şirkette oldukça toprak almıştır. Bu şirket Ankara-Kazan, Güdül, Sincan, Eryaman olmak üzere 500 km2 karelik bir alana ruhsatla çöreklenmiş durumdadır ve bu bölgeler dünyanın en zengin doğal soda yataklarıdır. ANGLO adlı amerikan şirketide tam 20 ruhsat almıştır çalışmaları için. COMİNRO (Kanada Şirketi) 191 adet, ELDORADO GOLD (ABD şirketi) 150 adet, KRUUP (Alman şirketi) 59 adet, OMGA (İsviçre şirketi) 191 Adet ruhsat almışlardır. AlıntıdıR |
|
|
|
|
|
#2 |
![]() Üyelik tarihi: 11.08.2008
Nerden: Antalya
Mesajlar: 75
Tecrübe Puanı: 1
![]() |
ülkemiz ham madde cenneti; ama nedendir bilinmez biz bir türlü değerlendiremiyoruz bu fırsatı... dünya da en fazla bor madeni bulunan ülke Türkiye... daha ben orta okuldayken coğrafya öğretmenimiz diyordu bor madeni ile ilgili ilerde problem yaşayabiliriz diye... gelişmiş ülkeler mutlaka bizden faydalanmak isteyeceklerdir diye... Vatanımızı ellere vermeyelim...
|
|
|
|